Ankara'da doğdu. İlk ve ortaöğrenimini burada tamamladı. Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nden mezun olduktan sonra, aynı üniversitenin Eğitim Bilimleri bölümünde yüksek lisans yaptı. Eğitimcilik kariyerinde uzun yıllar öğretmenlik ve idarecilik görevlerinde bulundu; okul müdürlüğü başta olmak üzere çeşitli idari görevler üstlendi. Eğitimcilik kimliğinin yanı sıra yazı ve şiir dünyasında da aktif olarak yer almaktadır. Şehir ve Kültür dergisi ile Asanatlar, İnsaniyet.net, Simurgedebiyat internet sitelerinde yazıları yayınlanmaktadır.
Gecenin ortasında sûz eder dilimden,
Bir ezgi çalıyor rüzgârla gizden
Yanağımda bir el, soğuk ve sessiz,
Ölüm çağırıyor beni derinden
Ezeldendir öyle duru bakar gözlerin,
Sanki katran karası zülüflerin.
Bakışlarında dinlenir bütün yenilgilerim,
Eşiğindeyim gülüm, en sakin derinliğin.
Bir yolcuyum menzilsiz seferinde,
Ben ben diyen, hep ben ben diyen,
Hırsa meftun, önüme engel diken,
Gölgelerinde boğulan,
Kendi dünyasında dönen
Adımı bir hicran gibi dilden dile düşüren,
Aynı pınardan içip, suyunu bulandıran,
Mazlum maskesiyle zifirde yatan,
Düşümü zindana çeviren biri var.
Bir sabah uyandım,
güneş perdeden içeri sızmış,
çaydanlık ötüyor mutfakta,
tavan arasında bir serçe,
konuşuyor sevgiyle…
Bütün güzel adamlar, bir nar tanesi gibi çoğalırlar,
Hepsi, adam gibi adam! Güzel adamlar!
Bir sokak, bir meydan, bir deruni zaman,
Naraları gür, sesleri derin adamlar!
Kelâmı mihrap, bakışı ferman, bütün güzel adamlar,
Sen ki,
Yediği çanağa naks eden bir heves
Ben ki,
Çanağı gül sanıp sabırla yıkayan,
Bir secdeye yük olmuş hissiz hevesin:
Bir dağın alnında durmuş ilk kar gibi;
Göğe sığmaz yalnız adam
Güneş kıyamda, gece mahbal,
Dünyaya sığmaz yalnız adam
Uçtu akbaba dağların doruğuna
Haset sardı gönlü, doldu koruna
Sebep kin, dedikodu, atmaca
Hınç, fesat, gıybet olmuş gırla
Kartal uçar gökleri yarar kanadıyla,
Gonca çiçek idim, dalımda
Elimi kırdılar,
Gönül mülkümü talan edip
Kolumu da kırdılar!
Yaprağımı yele verip




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!