Yüreğim kavrulur dinmiyor ateş,
Senden haber alan o can kalmadı.
İçimde har yangın sönmüyor ateş,
Gönül kapısını çalan kalmadı.
Balam balam bal canım,
Sözü şeker, dal canım.
Gözlerinin harından,
Alev aldı yandı canım.
Hamd ü senâ ol Resûl-i Yezdân’a,
Bayram erişti lütf-i Rahmân’a
Mağfiret bâd-ı safâsın estirdi,
Cemâl-i cennetle gönüller güldürdü
Süveydamın ortasından uçtun gülüm,
Sensiz buralarda ne yapılır bilmem ben...
Gittin gülüm,
Yemin ediyorum ben
Başkasını sevmeyeceğim
Seni severek yaşayıp
Seni severek öleceğim
Dost bildiğim dağlar bana zulüm etti,
Yol dedim, dikenler kalbimi ezdi,
Bir ömür susarak sustum da sustum,
Bedelini ben ödedim, yetmedi mi?
Kara yazı düştü alın yazıma,
Ben ben diyen, hep ben ben diyen,
Hırsa meftun, önüme engel diken,
Gölgelerinde boğulan,
Kendi dünyasında dönen
Ben seni bir dağ başında
Üşüyen çocuk gibi sevdim
Ben seni annesizliğin
Soğuk sabahlarında
Bir çığlık gibi içime sakladım da sevdim
Gittin...
BESSAM VE NEHİR’İN KUŞLARI
Demlikte sapı kopuk bir yalnızlık kaynıyordu bu sabah,
Tezgâhta ekmek tahtasının bir kenarı yeşermiş, su almış şişmiş.
En sevdiğin poğaçaları dilimlerken fark ettim,
Bıçak kaydı, dilimler eşit olmadı hiç...
Kızımın "anne" derken sesinde Bandırma rüzgârı var,
Gecelerde yorgun
Gündüzlerde solgunum
Sen suskun,
Ben suskun,
Bir aynada iz
Cılız bir soluğum sanki




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!