Seyrani Göl Şiirleri - Şair Seyrani Göl

Seyrani Göl

Ne yazın sıcağı kaldı,
ne de kışın karı düşer içime.
Arada bir mevsimim ben
adı yok, sesi yok,
senin gidişinle başladı bu suskunluk.

Devamını Oku
Seyrani Göl

Büyüdüğün gözlerimde parlıyor,
oysa ben
bir aynayım,
kendimi seyrettiğim.

Işıkla kararıyor içim,

Devamını Oku
Seyrani Göl

Herkes bir gün ölür,
ama bazı kayıplar
hiçbir toprağa konmaz.
Bir çukur kazılmaz onlara,
ne bir imam duası,
ne bir gözyaşı kabulu vardır.

Devamını Oku
Seyrani Göl

Bir meydan kurulacak,
gölgeler bile ışığın önünde eğilecek.
Ne dağ, dağlığını koruyacak,
ne deniz, derinliğini saklayacak;
her şey, hakikatin önünde çıplak kalacak.

Devamını Oku
Seyrani Göl

Bazı sözler vardır ki
dilin ucuna kadar gelir
lâkin kalp, Hakk'ın izni olmadan
açmaz o kapıyı.
Çünkü o söz değil,
bir mührün sırrıdır

Devamını Oku
Seyrani Göl

Mutluluğun resmi vardı desende,
Kadın, o resmi ilmek ilmek dokudu kilime.
Kilimdeki kadın gibi mutlu olacaktı.
Hep “ya nasip” dedi,
Kader dedi kadın.
Kaderi sana kim öğretti, kadın?

Devamını Oku
Seyrani Göl

Rüzgârın kulağına fısıldadığı neydi?
Saçlarına dokunan hoyrat el kimindi?
Yanağında alımsı bir renk kalmış,
O da solar birazdan.

Kokun ne yazdan dem vuruyor ne de bahardan.

Devamını Oku
Seyrani Göl

Kuşlar neden mutsuz?
Ötüşlerindeki umutsuzluk neden?
Bakışlarındaki ürkeklik neden?

Saat kaç, günün hangi vakti bu?
Neden erkenden koyun koyuna sokulursunuz?

Devamını Oku
Seyrani Göl

Yaratılanı güzel gör
her gönülde bir kusur arama,
yeli çok olan dağın yolu bulunmaz
dalda diken de biter gül de

Sabahtan sonra kuşluk vakti

Devamını Oku
Seyrani Göl

Sen dillere destan ne eylülmüşsün!
İki büklüm oluşuma mı yanayım?
Döktüğün hazanıma mı?
Düşüyor can parelerim bir bir.

Yapraklar savrulur, döner rüzgâr,

Devamını Oku