Çok katlı mutsuzluklar gibi
İşi sarhoşluğa vurursa ancak o zaman dili çözülüp düzenden dünyadan bahseden
Şimdilik rahmetli mevzusuna takıldı kaldı şişede durduğu hibi durmayan
O andan sonra yolcusun
Kavramsal olarak hiç işlenmemiş
En kimsesiz halde kalmış kımıldayıp duran perdelerin
Sesli sessiz
Düz kontakli ters takladan cercevesiz tablodan
Insan kitligi kadar kalabalik mi kalabalik
Hi yavri yavriye , hiiiiii, hüsst..
Diyordu ve sayip sayistiriyordu ki sesin ardindaki dünya mekan
Hayat mekikli makina
Eylül postasindan..
Çekmecedeki bütün albümlere bakılmışken hem. Hem diz kapağına bile gelmeyen sığ sularda hayatın dipsiz derinliklerini bulmaya çalışırken kendi kendine kör düğümlenip hiç çözülmeyecek şeylere tozunu dumanını attırırken insan denen nesnenin akrep yelkovanı…
Ne gereği vardı şimdi gibilere baz niyaz bir olup, öpüştükçe kumaşı bozulan sahte ilişkili birlikteliklerin günden güne kusursuz yozlaşmaları kirli çamaşırlı iplere dizip asarak sıradanlaştırdığı mono tonlukta ayrı gayr sevişmelerden…
En nihayet bıkmış usanmışken sevgiden ilgiden saygıdan kültürden sanattan konfora düşkün beğenilme delirmişliğine ve şöhret dilencisi durumuna düşmüşken zenginlik gösterişi galerilerindeki kireç beyazına siyahı batıran iflasta yalnızlaşarak hükmünü ve cürümünü hortlak raflara kefenleşmiş insan..
Yagmur…
Ehey gülüm mübarek de…
Bildiginden sapip sasmayan kanmis doymus kanaatkarlilikke
Dönüyor buluta
Iniyor goncaya
Bana göre hava hos gün mülayim
Insani yasadigi dünyaya topluma cevreye ve hatta kendine yabancilastirip yalnizlastiran her seyin basinda yasama sevincini artiran ilgi ve istahini köreltip,hayatta var olma ihtiyacini karsilayan topyekün sorulara ve sebeplere aciklayici anlamlarda kaynaklik eden egilimini istegini duygusunu hevesini hakkini ilkesini kuralini heyacanini hazzini bilincini duyarliligini köklü damarlardan uyandirip yönlendiren; ve dengeleyen huzura varmanin bütün aidiyet baglarini sag ve diri tutan varligi yokluguyla ilgili KARSILIKLI GÜVEN ve LIYAKATLiLiK esasidir.
Buradan degerini ve dengesini bulmussa akli fikri inanciyla itibarli kisilik karakterin özgür ve özgün öznesidir insan. Yine burdan hic kimsenin güdümlü soytarisi, rezillik rüsvasi ve bagimli kuklasi olmaksizin degerini dengesini kisiligini ve karakterini cevrelenip büyüyüp bulmussa insan, deneyimli birikimli akil fikir vicdanda dogma büyümeyi sapasaglam iradelerle kendine islemis kaydetmis onur haysiyet ve INANCIN sahsiyet sahibidir insan. Bu kisilikte özgür aslini özgün nesline cogaltan toplumsal yapi ve doku, KISI KEYFIYETINE kul köle dalkavuk yahut nice ilkesiz onursuz veya omurgasiz ufalip kücülme düsüklügünde ezilip bükülen hayat ömür itibar ve bel baglama iradesiz yetkisizliginin kuklasi köpegi olmaz asla. Orda kimsenin özeli ve zevkine doyumsuzluguna hirsina ihtirasina bencilligine görgüsüzlügüne hizmetkar ganimet mülkü veya sorgusuz sualsiz her türlü hinligin haydutlugun kesinlikle yargilanip sorgulanmaz temeline esas hirsiz yolsuz gammaz harami capulculugunun üstünü kapatip örtüp koruyup kollayarak sabikasini sicilini sucunu ayiklayip temize cikaran yapay ilah yapmacik hükümdar uydurma tanri kutsayicisi degildir isleyen cark yürüyen düzen. Ünkü orada adalet vicdan hak; esit vatandaslik onuruyla degerini kiymetini bulmus HUKUKUN ÜSTÜNLÜGÜNE dayanir ve güvenir insan hayati ve toplumsal düzen.
Bunun böyle olmadigi yerde kayirmacilik ve tarafgirligin önemsenip ön pilana cikarildigi, yolu kaynagi sebebi azanimi bütün kirli dolambaclardan, kisiliksiz iliskilerden, karaktersiz köksüz ve ruhsuz carklardan gecen; ulasacagi servete sermayeye mala mülke saltanata gösterse dair hic bir insani sorumluluk aidiyet akil fikir vicdan tasimayan,cikar avantasi disinda herkese robot herseye acimasiz umarsiz mahluklasmis her firsata düskün her eristirip ulastiran sebebi kutsal ve mübah görüp sayan; istismarciligin devleti ortadan kaldirip ve tüm devlet imkanlarini kisi ve gürüh keyfiyetinin suikastci tetikcisi olarak kullandigi basi bozukluk sarmali hakim olur hükmeder.
Eylülün orta mahlesindeykene
Ve Hayatı yakın takipteykene insandan hariç kıpkızıl ve gri bölgeler
Arka tampondan ağır darbe yedi dünya
Karanlığın şöför tarafının
Ay soldu gün karardı yıllara Makara sarmaya yitikte kayıpta döndü yıllarca..
İpliği çözülmüş kopmuş cılız bir su damlası gibiydi süyem süyem
El fenerinin yola düstügü
Karanligin adimlaridir soluk sessiz suskun ve siyah
Disardan sehre dönen kasabalar köyler ve irgatlar gibi kimi sen
Kimi ben
Kimi mechule rüzgarin aklinca eylül eylül sonbahar
Sonra dolunay doguyor güze yamac bir yerden
Sinelenen…
Dallanıyorken yarenlik içinde güllük agaçlık
Iki sıra boyunca kristal Sonbahar nerden esti,
nerden değdiyse hesapta hic yokluğun Can evlerine
yaraya ilişen tevekkülsüz kamçılar gibi yalın,
Vahsi,
Kayıt dışı ve kayıtsızlığın tetikleyip yönettiği
Bu tabutlar kimin
Bu eli ayağı denksiz ahkamlı ihtişam kime
Hayatın köşedinden koyısına dörtnala sessizlik
Durgun su yüzü gibi hüzün süslenip süzülen ve çatağında salıncaklar asarak dolunaya
Duvarın araladığı
Fettan vecibelerde
Sakrak nükteli kostakca dikiz
Süzgün sakin ovalayip oksayici dümdüzlükte
Sehvetli dekorlara kaytarmaya kacakaktan, lakin..
Yandan bakarak deniz kenarlarinin dondurma yaladigi
Köpüklü boyali gazozlara cok karisimli tropik meyveler kesip dograyarak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!