Nizahsız belasız
Gamlı telleşen perdeden
Sal gelsin selamı, eşe dosta keder olmaya
Şu güzel çağlasına çiçek insicam hayalı hürmete vuslati
Söyle mızraba elatsın dilinde şarabıyla gezen çalgıya
Hürmetinden sual sorulmaya, dem durusu gülümsemelerin hayratı şu damla
Hangi küheylana dizgin tutsam
Eyerlenmis firariler cekip beni arsiz düslere sürükleyen
Hangi pinara su diye kordan külden egilip sokulsam
Avuclarim akip giden süyemlere tutusup
Hangi cicegi hangi yoksul pencereye ve hangi derdi hangi dermana
Kapi bir komsulugun hangi bir yol kavsagi hangi kilitlenmis sürgüden
Söz bir sebat bir sevgi bir sadakat bir
Serpilip sacaklanmis sunumuyla essiz benzersiz herbir güzelligin
Yanmis küller narina kurdun kusun dünyasinda ilmi insan kazanmak ugruna
Yagmur olup yagan
Yaprak olup sarkan
Kibrit olup kor kor
İyilik sağlık denen şey
Güzellik başı çekmek üzere
Halka halka el tutuşacaksa insana
Kuru yemişle, acı baharatla
Salata cacık ve balık yumurtasıyla olacak iş değil ki
Kar yokuşundan suyu
Vizesiz
Talimatsız
Dünyayı ıskalamadan ve gözle görünen görünmeyen sonsuzluk güzergahını uğruna katarak
Işığın çiçeğe oynadığı saklambaç gibi sızmış sokulmuş en kılcal damarlarında yaşama sevinci sarhoşluğunu
Orda geze dursun şimdilik güneş buralarda yağmur boran, uzaklarda kar tipi..
Bahara ne kaldı şunun şurası dağ deniz ve dalgası dümensiz sahil
Gecenin icinde çığlık bulancakları
Baykuşun geceyi gözlediği saatlerden
Bir damla dem, mutlandirmaya yetmiyorsa gözden kaçan Uykularımı
Yenilmektende öte bir durum aşka şarabın,
üstüne haciz gelmis gibicesinden kalakadığım
Karanlık köşelerki biçici siyah, kamalayan lazer tufanı,
Açık ara
Dağın başına inmiş çökmüş kardan
Sorması vebal
Söylemesi ayıp,
sap saman ve çavdar yüklü arabaların arkasından asılır gibi
Kışa gelin gitmeye
Tarih…yasadigin, katildigin, sorguladigin, tasidigin ve yasattigin kadar insandan insana mirasi kalan yerlerini bosluklarini doldurup toplumla kaynasmis kisiyle özdesmis anlamli degerlilige özgür ve özgün kiliyor. Yoksa girdapta dökülüp devrilen kimliksiz kisiliksiz sahipsizlik enkazidir ki, her zorba buyuranin keyfine esir düskün muhtac ve defin , gömüldügü saplantilarin üstünde basinda soytarilik kumaslari kirlenip kepazelesen sürüncelerin ve sürüklenislerin hayata dünyaya ve insanliga ilgisi bagi özü kesik sinirsiz sonsuz ihanetle, mahrum muhtaclik kul kurbanina aslini yitiren nesiller üretip türetiyor..
„ TÜRKCEYLE FELSEFE YAPILMAZ, TÜRKCE ÖLDÜ YENI BOP DOLASIMLAR LAZIM „ diyenlere inat, öyle degildi bu utku ve tutku oysa, bugün Türkiye Cumhuriyeti ülke devlet yurt ve toplum topraginda özü kökü derinlerinden getirdigimiz Yurtseverlik, Vatanperverlik, Milliyetcilik hangi kavrami sayarsan say, ayni akli fikri dili yolu birlestirip dengeleyen DEVRIMCiLiK ilkesiyle, dünden ve ezelden beridir ilmek ilmek dügüm dügüm tarih tarih binyillardan gelip, bin yillara gidecegimiz kutlu ve kutsal degerliligimiz.
Seyfi.
Nur içinde yatsın kalksın aşk
İsterse de yatmasın...Zaten kendi nur
Zaten kendi de toprak, toprak içinde yatsın kalksın
Büyüsün
Dal versin çiçek olsun
Üzüm üzüm salkım şarab
Yolu kesilmis
Kökü kazinmis
Mezari esilmis
Meftasi okunmus
Matemli helvelar cigneyen dam yikik duvar soguk mahle ücra mevzu tenha
Maddesi manasi calinti celinti tebligatin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!