Seyfi Karaca Şiirleri - Şair Seyfi Karaca

Seyfi Karaca

Gel de düsünme caddenin kenarindaki cant kapagini
Sahibi belki ölü belki sag trafigin orda
Kimse söylemeden kendini cekerek yan yatmis agda soldaki duraksamalardaki
Birbirine dolup birakan beklemeli aktarmali duraklardaki
Kent insansa insan kenttir iliski sarmalini besleyip mega fonlayan
Sahibini aradikca sesten soluktan can veren cigliklardir

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Ne güzel sedirlik ocaklikti
Yil gelir aylar günler gecer de yine de silasi aska el veren dört mevsim
Neleri yider güdermis kac yol kac bucak kac dag kac pinar
Sana doymadim dedikce bulutlari kendi icinde yagmur
Kanmadim sana dedikce aci sogan sapkali sapkasiz palamut
Bir iz insanlik kadar ve bir tutku hayal ülkesi ucsuz bucaksiz

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Olur ki kim ise hayatıyla ladesleşen
Acep yanlış yerde olmayayım kuşkularına meydan bırakmaksızın sobeyi
Yanlışa harcamadan kıt ve sayılı zamanı uduyla ihtiyatıyla
Vakti yok yerlerde öldürmeden yanlış sazlarda yok gürültülerde
Dolayısızıyla...olur ki,
Ey balcı...!

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Fe
Üç fe
Efe, üfe, tüfe, küfe, büfe, kefe,
Baldıran......Mendireksiz gemi
Olmadı değil mi..?
Uymasın..

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Burdan bir yol gecti gitti dersin, bir yel esti, bir hayat dolusu hengame...ciceklerin kavlinde daglar, daglarin kalbinde esip gectigi yorgun rüzgarla bereber yüzyillar..Burdan insanlar geldi gecti dersin derelerden asagi bayirlardan yukari tekerler döndü dersin, yükler katarlandi devranlar kuruldu bozuldu yer sergisinde toprak ekin kenger ve kilim, hevenkler hegleriyle bir kel testi bir kulpsuz irbik bir hatirdan gönülden kaynamis demli sevinc, uctu gitti dersin gökyüzünü beraberinde götürerek kirlanginc, cay sekere karisti dersin yuduuum yudum ahbaptan evladan.. ....Seyfi.

Düsündügü gibi tutup kavrayip davranmak; sergiledigi durusun ardindaki izlenimi, emegi, cabasi, deneyimi, cesareti, atilganligi, fedakarligi, inanci, özgür iradesi ve özgün kisiliginin varlik bildirimini ve karakteristik farkliligini hic bir bagimli güdümlülügün artik müsveddesi yahut buyurulmus igreti kulpu halkasi kenari olmaksizin kendi adina etkinligini ve duyarliligini ortaya koyup yasatan insan onurunun ilgisine ve aidiyetine itibar eden degerdir. Ve bu degerin yalnizca ilgili kisiyle varolan; hic bir kosulda emanetci öven veya yeren ricaya minnete söhrete imtiyaza ödünc verilip takas edilmesi mümkkün degildir.

Asla mümkün olmayani daha insan akli ve kalbine dogmadan avlayip tavlayan siparislerle gösterisli kaliplara raptiyeleyip zimbalamayi zorlayarak duyguyu düsüneyi henüz yeserip tomurcuklandigi körpe kundagindayken histen hayalden damarlari sökülüp koparilan hevesi kursaginda bogumlanmis kalmis kör damarlarda ve dilsiz duyarsiz süslü profil coraklarinda emri vakiligin kulu kölesi olmasi halindeyse, her boyadan renkli aksesuar bulasigina imrenmis özenmis; her kalem damlasindan toplayip disirdigi her harfinden belli litaratür fenomenligine sayisiz ödüllerle söhretlenmis; her fotografta kozmetik ve kostüm bagimliligina turbo dinamik sosyeteden laf söz calkalayip konusup vitrindeki kullanma vadesi bitinceye kadar sunumu ve dolumu pesine yapilmis piyasa sahiplerince tezgaha konulan yerel küresel ürün cesididir edebiyat sanat ve insan. Burdan sonra da geri dönüsü insanlik tarihi kadar eskiyi diriltip yitip kaybolmus tüm degerleriyle yeniden akla fikre vicdana özgürlüge güvene sevgiye saygiya hukuka hakka samimiyete sagliga huzura dile dagarciga sagiltmak kadar zor ve imkansiz; ve tüm sahsi cikarci yarisip kapisarak birbirine üstün gelmeyi kutsayanlarin kahrina kibrine terbiye edilerek soygun vurgun yagma yikimlarla derdin sorunun cirpindikca derinlesen batakliginda korkuya baglnmis ve karanliga siginmis savrulup gidisin kiyamet sürecleri ve sürüklenisleri yasanir.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Mim noktasi
Herseyi bir anda herseye degistiren adlardan anlamli
Düsmüs kaya parcalarinin kumsal dalgaliklarina yaklastikca
Eve yaklastikca
Anahtarin üstünde unutulmus olan aksam sokalari egik bir baston sesine yorgun
Hayata söyleyecek sesini sudan caglayandan

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Konustuklari sessiz duvarlara yikilmis kalmis
Bakistigi suskun resimlere elveda ve kokladigi solgun ciceklere
Kirilmis aynalarda kalan ayriliklarin soguk yüzlü uzak seyrinin
Ne kadardiysa olmaz gelmez günlerde yorulup eskiyen yillarla
Belirsizlige konmus sis damlaciklari gibi selamsiz sabahsi
Her karartidan kimi bkledigini bile bilmeden donmus kalmis kiragidan

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Derbeder keşişlemede bezirgansa
Doluya koysan almaz, boşa koysan dolmazın bizzatı ta kendisiymiş kavaklıkta deli tozan bazar
Baharleyincelerin kirişini kadranını esen kara yelin yağan asit yağmurlarına hayrı yok,
İri ve soğuk gölgeler halinde ortalığa yıkılıp devrilen gözlerinde irisin
Gördüğü zeval, kaydettiği hüsran, tüttürdüğü kaçak tütünde ince kağıt saran dumana hepsi zararmış ki..
Dünyanın kapağını kaldırınca yırtılıp yarılan boşluklarda bir kasırga bir hezeyan..

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Bir karınca yuvasıydı
Kumlukta çer çöp demeden
Soğuk yağmur damlaları düşerken dereye tepeye toprağa
Biraz çavdar biraz yulaf belki giden yıllarla bir avuç buydaya,
Yaz güz delisine, kavruk gevreğine, düz kontak çarşı boşaltıp donatarak,
Kavruk gevreğine, taptazecikten göverip yeşeren

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Serce sabriye
Yukari katta oturuyorlar , saat dört bes gibilerde uyanip dünyanin sokaklarina
Hele de yagmursuz ayaz soguk olmayan günlerde
Günesi taaa kapisinda karsilayarak ucusup ötüsen serce sabriye
Col cocuga karismis olacaklar ki kocasi sabriyenin
Mevlüt..

Devamını Oku