Seyfi Karaca Şiirleri - Şair Seyfi Karaca

Seyfi Karaca

Hatrina yüküm ciceklice mendil
Bir bir dönüp dolasarak köse bucaklarinda agustosun
Ülkesini ariyordu titreyen kanatli polenler
Bütün uzak evrenlerden yakin zaman sevincine
Kimim kimsem senden baska neresi olsun akla klavuz
Dogmakta olan japon gülüydü

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Diz topuk bilek dalak kalin kemik kör bagirsak diye diye…kekildeki sac telinden serce parmagindaki fiske kintiklik tirnagina kisiye beden bünye olmus her bir yerin duyan dokunan bilen gören haz his hisse sahibi olunca, yasanmis yillarla yorulup yiprandigi eskiyip örselenen haller ve ahvaller, ömür sahibini belki iniste belki yokust belki gecee elki gündüzde belki handa belki kervanda yolculukta cagirip cekip LOKMAN HEKiM tarafindan biryerlere ISTIRHATE sakin ediyor…
Artik bilindik bilinmedik ilac surup iksir cerrah deva derman, sapsari solgun yapraklarla evini barkini sana ait olmayan ellerin acip geceyi gündüzü kendi klavuzluk ettigi lambalarla yakan söndüren ARAF bir mahlenin semtine varini yogunu teslim etmis HASTAHANELIKLIGIN boguk bulanik seyir defterini yazip bozdugu günlük güncesindedir AMBULANS takvimli siren sessizligi….
Yedik ictik tozduk gezdik…birgüne birgün temmuz ikibinonalti oldu…sanci sizisi geceboyu durmayan kivranmalarla safagin köründe bindirip yükledigi gibi yöre kasabasindaki ELISABETH`in hastahanesine sürdü götürdü beni masmavi siren sinyalli ambulans. Elisabeth macar derebeyinin kiziymis. Bavyerali dükle daha kundagindayken besik kertmesi yapilmis. Ondört demeden dükün satosuna gelin olmus. Erken evlilikle kendini solmus kaybolmus bir goncanin yaban yilkiya sefil tomurcugu gibi yitik hayat sürgünü hissettiginden kendini fakir fukaralarin yardim muhtacina vakfetmis. Kocasi dük de ölünce satodan ayak takimiyla hasir nesir oluyor diyen hasimlarinca kovulmus sokaklara düsmüs. Otuzuna varmadan kan kusarak ölmüs göcmüs gitmis Macar derebeyinin kizi Elisabeth. Sonraki yillarda kilise kutsayip adina yardim kuruluslari huzur evleri sapeller ve hastahaneler filan yapip imar etmis…
Bu hastahanelerden birine ambulansin ancak tepe camindan gördügüm bulutlu gökyüzünü seyrede ede vardim yetistim. Soguk zeminli ACIL`den ilk etüt tespitler saatler boyu sürdügü sirada..:
`hisst hans peter…kapinin anahtarini verdim sana degil mi..beni duyuyor musun hans peter ne lanet sey, seksen yasima kadar hicbir agrim sancim olmasin simdi tutar isler ne elim var ne ayagim burada ölüp gidecegim galiba hans peter…ama yemek icmek bedava….` diye yan paravanin arkasinda oglu oldugunu söyledigi hans petere nefes soluk aldirmiyordu ipihtiyar susmak bilmeyen kadin…
Hemen karsida muayene sirasinda donunu pantolonunu cikardigi yerde bulamayan adam ille donumu gömlegimi nereye kaybettiyseniz bulun diye hemsirelere baaar bar bagiriyordu bakimini tamamlatmis zayif, uzun ve tir tir titreyen ihtiyar yogunluklu pansuman bakim onarim…

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Bayirlarda
Yedi tepede
Basmiski girtlagina sehrin
Nacagi
güya agirbasli, güya tam vakur
Isim isim, tek tek

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Gerektiğinde suyun hesabına damlaları önde götüren
Uzatılmış bir elin dostcasına dönüp giderek yaz kış
Eşlik edilmiş gönüldaşlığının mesken tutmayan hanında ordan oraya
Grerektiğinde yerinde kalsın...
Yağmak yoksa niyetinde bulutlar
Gitmekte ısrarlıya sonbaharcı yurtsuz yuvasız mevsim

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Saçın ağarıp
Döküldümüydü morarmış düşlerin dalgasına lacivert denizin
İkisinin arası mavi molalı kayıkçıymışın,
kırarmış goncalar papatyasever çiçekte döküldümüydü küskün zülfüne
takatsiz tellerde zülfün yarkucaksız
bütün eskiyen zamanların uğradığı tahrpli duraklar yol bilip

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Senin hayatın karşı kıyısında nehrin
Baki hakikatte
Serpilip büyüyen çalkantılı coşkulara çökmüş çisiltiler sağanağıyla ömrümü sırtına sarıp
Ne duydu
Ne götlü
Neyi hayal etti düşlediyse hiç bir fire vermeden meram makamına yetiştirmek için

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Bakır Çalımına Kaç karat elmastan ötedeydi hayat
Ve kaç grama denk gelirdi
İki dirhem bir çekirdeği hora geçmenin
Çerçisinde dut kurusu, aydın inciri, cıngıl boncuk
Keçiboynuzu memleket memleket dolaşan
O...

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Ay sokaginda
Rüzgar bayiri ayazavaz
Noktasi noktasina virgülün camkenarinda agacgölgesinin
Balkondaki sehre gönül baglayan serpilmis su gibi cicek
Devrandolaptan kirmen edip rengini siyaha veren sariyla
Dolas

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Bakiyesinde temmuzun
Ağrına gider seyir defterinden sıfatı silinmiş insanım diyene
Altılı ganyanda çarpı işareti konmuş marka atlar kulvarı değil ki bunun burası
Jokere pokere
Futbola taca giden korner direğine
Saymaya kalksan ucu bucağı yok bunun

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Bir yer her zaman vardir
Gözünün ugrundaki dünyayi tarifi kesfedilmeyen kelimelerce bir yere
Tartiya gelmez hesaba sigmaz
Ayiklanarak secilip gelen sagnaklar gibi bulutlardan
Kanamis kamcilanmis duygu sellerine karisarak kime nicin nereye
En ufak bir ip ucu bile vermeden

Devamını Oku