Sevmek ettiğin duanın kabulüdür
Aklının ucundan geçmeyen kişidir
Candan içeri giren güneşindir
Kapı dışarı eder tüm hüzünleri
Fırtınalar yorgunuyum
Tutacağı yok
Kırılan dallarımın, duygularımın
Artık beklemiyorum
Baharı, yazı
İstanbul Balat'tayım
Hüzünlü hüzünsüzlüğün sarayındayım
Şu tarihi yer kadar
Ayakta kalmanın çabasındayım
Asırlar yüklenmiş yaslarımla
Hıçkırıklarımın şimşekleri içimi yakıyor
Yağmurlarımı tutacak toprağım bile yok
Tırnaklarımla tutunmak isteyişim nafile
Hayatın betonarmelerinde kırılıyorum
Şiirlerimin önüne
İki sandalye bir masa attım hep.
Her bir cümlemin
Çay içmişliği var benimle.
Sigara yakmadım hiç.
Cümleler yaktım dudak ucumda
Kalbim yerinden çıkacak
Nereye diyorum
Özyurdunaymış
Tüm bu kökünden sökülüp durmalar
Dağ taş selama dursa
Ben hep saf aşka bakarım
Seni bir yaprak sayarım
Rüzgarına bırakırım
Akarım savruluşuna
Ben hep saf aşka bakarım
Bir hâl var bende
Bende değil benden içeride
Ne kalp ağrısı, ne can yangını, ne acı
Başka bir şey bu
Beyaz bir duanın içinde ruhum yanıyor.
Yağmur değil bu yağan
Gökten tenime su boşalıyor.
Bulutlar enginde çarşaf
Yağmurlar asabi yas tutuyor.
İçimdeki İstanbul, İstanbul ölüyor.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!