İnsanlığın yüreğinden düşürüldüğü
Milyonlarca parçalarından biriyim.
Köşe başlarına sıçrayan ruhunun
Semadaki can çekişen haliyim.
Bedenimde feryat eden insanlığı
Ağlatamıyorum artık gözlerimde.
İçimize saklanıyoruz yakından
Çoktan gitmişiz uzaklara
Dalıp gitmek değil bu
Dönmeyi istememek
Ne çok hoşça kal sığdırdık yanı başımıza
Enkazın üstündeki çocuk, toprağı elleriyle kazıyarak ailesini arıyor; arada kulak veriyor ses geliyor mu diye.
O görüntü karşısında birden öyle çok öldüm ki...
İnsan oğlu anlamaz!
Kaybetmeden,
Ona ait bir şeyin olmadığını..
Ne yaparsan yap
Kendini aşmayan insan
Döner dolaşır başa sararmış...
Hep aklım haklı çıkıyor.
Oysa ben gönlümün, yüreğimin haklı çıkmasını istemiştim.
Olsun.
Biz küçükken türküler söylerdik damlarda
Kurusıkı kavgalar yapardık beş dakikalığına
Bilyelerimiz kayısı çekirdeğiydi
Sonra biz kayısı çekirdeklerini biriktirip satardık
Gofret ve somun ekmek almak için.
Yaramazlık yapmışsak yüzümüz kızarır,
Bırak essin rüzgar,
Fırtına çıksın,
Göç etsin sararan yapraklar,
Bahara hazırlık var.
Yükünü indir omuzlarından,
Bırak boş kalsın dalların,
İstanbul benim şiir arkadaşım
Mısra mısra dolaştığım
Dizelerinde soluklandığım
Vapuru beşiğim
Denizi anne kucağım
Bir bebek düşüne dönüşüveriyor
Komşunun çatı duvarına yuva yapan kuşlarım gözükmez oldu.
Hiç mi akıllarına gelmiyor onları özleyeceğim.
Yıllar sonra da olsa,
Bünyemizi meraklılığına alıştıran komşuma da aşk olsun;
Bizi niye merak etmez oldu ki?
Ya şu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!