İkide bir firar eden uykuya da müebbet verilsin...
Kırdığın gönlün aynasında, kendini bütün arama!..
Asırlardır süregelen, yakının getirdiği uzaklık var aşılamamış...
Bu dünya bir mezar...
Zira, bitmek bilmeyen bir kaos insana yaşamak...
Uykuya değil şiire gittim
Gözlerimden sen akıyor...
Biliyorum
Özümüzde yanan bizdik;
Yanmakta olan biziz.
Onların gözüne ise sadece dumanımız kaçtı;
Uyudular geçti...
İçinizdeki kimi yakınlarınız, sözde öz, gerçekte üveydir acınıza...
Kendini yanına almadan yol alamazsın...
''İyi misin?'' sorusu, iyi olması için eyleme geçilerek olmalı...
Kendine ağladığında yüzüne, başkasına ağladığında çölüne yağarsın!...
Kaba saba insanlar, ince ruhlu insanlara yük olmaya gelmişler bu dünyaya...
Kalbinde hançeri olanlardan
Göğsümüzde çiçek açmalarını bekledik...
Ağzına geleni değil, kalbine geleni konuşmalı insan...
Bana adaleti getirin
Sağ elinde kılıcı,
Sol elinde terazisi olan.
Kefenin birine
Katillerimin bana yaşattıkları konulsun.
Açın adaletin gözlerini,
Bütün özlemlerimi bir araya getirsem
Senin bir kirpiğin etmez.
Öyle özledim...
Özlüyorum
Bir pazar kahvaltısında bulamamak gibi.
Unutup
Sayını bardağa eklemek gibi.
Ekmek gibi...
Kalbimin kulağını çekiyor bahar.
Eylüle gitmişim
Yapraklar dolusu hüzün içmişim
Zamana sorup
Bir beni, bir onu bulup
Hayatta duramayacak halde gelmişim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!