Avuçlarında can kırığı olmayan beri gelsin
Yaralı kuşlarımız var
Gök yüzüne dolmuş.
Nerede bu can ağrısından inilecek durak
Bilen beri gelsin.
Ne uzun bir yol bu ağrı
Ben bir değil binlerim
Her sabah, güneşin kızılından doğan
Milyonlarca al bayrağa gebeyim.
Bileğimden kessen ay yıldız akar
Toprağa tohumlar serperim.
Güz olur yapraklar düşse gözden
Sararır solar benzin aniden
İç fırtınaya yakalanırsın
Üzüntüden yatağa düşersin
Hasretten kış gelirmiş aniden
İnsanın yüreği dudaklarını çarpar mı?
Çarpıyormuş meğerse,
Sol yanından o dokununca.
İnsanın elleri yüzünde ney çalar mı?
Çalıyormuş meğerse,
Tek heceye düşünce.
Nezaket samimiyetin altın kuralıdır.
Dürüstlük tek yüze sabit.
Bir karıncanın zararsızlığı,
Bir kuşun omuzdaki hafifliği,
Bir kahvenin hatırı yoksa yüreklerinde;
Neye yararlar?
Nezaket samimiyetin altın kuralıdır
Dürüstlük tek yüze sabit.
Bir karıncanın zararsızlığı,
Bir kuşun omuzdaki hafifliği,
Bir kahvenin hatırı yoksa yüreklerinde,
Neye yararlar?
Uyandım, yüreğim ağrıyor
Sanki, canım ömre tutmuyor
Nisan, beni avluna aldır
Bizi seyretmek istiyorum
Omzum cenazemi taşıyor
Nisan tutulması yaşamak
Ağacına buket buket açmak
Cennetin balını toplamak
Kovanı kendine yuva yapmak
Güneşi kucaklamış yağmurlar
Asıl fakir,
Cebi meteliksiz olan değil,
Yüreği niteliksiz olandır...
İnsanın çizgisini karekteri belirler...
Nupelda:
Yeni yaprak veren tomurcuk.
Nupelda Nupelda!
Sen şimdi toprağa düşen tomurcuk.
Ayaz! Kelebek ömürlü.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!