Şenay Tek Şiirleri - Şair Şenay Tek

Şenay Tek

Allah seni yaratırken kendi nefesinden üfledi ve öleceğin güne kadar o nefesi (ruhu) tertemiz saklaman için sana emanet etti... Bu yüzden vücuduna giren ve çıkan her nefesi kirletmeden tertemiz olarak sahibine teslim etmek zorundasın... O nefes ki; dünyadayken sana hediye edilen halifelik makamının mührüdür... Bunun anlamı şudur;
Her iyiliğin altında her hayrın altında senin mührün (ruhun-nefesin) bulunmak zorundadır... canlı cansız, mikrodan makro'ya tüm varlıkların yardımına , senin nefesin yetişmek zorundadır... Mademki Allahu Teala seni nefesi ile destekledi... Sen de nefesi kesilmek üzere olanlara nefesinle destek vermek zorundasın... Zorluklar ve yokluklar karşısında nefesi daralanlara yetişmek ve onlara nefes olmak zorundasın... Allah'ın sana verdiği nefesi paylaşmak zorundasın... Mademki o sana tenezzül etti ve kendi ruhundan üfledi... Sen de sahip olduğun nefesle başkalarının ruhuna üfleyerek destek olmak zorundasın... Onların nefeslerini genişletmesinde yardımcı olmak zorundasın...
Yeryüzünde hiçbir şey yoktur ki; zekatı verilmek zorunda olmasın... Nefes'in zekatı da nefestir... Zorda olan insanlara... İnsana, hayvana, doğaya kendi nefesinden üfle ki, Allahu Teala da kıyamet günü, düşeceğin ateşi üfleyerek söndürsün... Şimdi soru şu;
Bugün Allah rızası için kimin yada neyin ruhuna üfledin...üfleyeceksin...

Devamını Oku
Şenay Tek

Ölmeden önce ölmek, sahip olunan mevcut bilincin ölüp, yeni bir bilinç mertebesi ile yola devam etme halidir..Bu hali yaşayan insan, bildiği herşeyi unutur..Kuyuya düşmüş..etrafı duvarlarla çevrilmiş gibi olur..kişi öldüğünde ne yapılır...Bir kuyuya konulur..Üstü toprakla örtülür..Kişi orada kendisi ve vicdanı ile baş başa kalır... Sorgu sual başlar..hesaplaşma başlar...işte kişinin bu hali yusufun kuyuya düşmüş hali gibidir...İnsan o haldeyken..yani kuyudayken kendisini hesaba çekip, günahları ile yüzleşip, acizliğini anlayıp, benlik duygusundan (bedeninden) kurtulursa,... Allah, yusufa gönderdiği gibi,o kişiyede bir kervan gönderir..Ve o kişiyi bulunduğu kuyudan çıkarır. ..Artık bu saatten sonra, yusufu saraya sultan olarak götüren süreç başlar..Bu sürecin adı, nefsi mutmainne sürecidir..Kişi bu süreçte, Allaha tam tevekkül eder..Onun tarafından her an her saniye görüldüğünü bilir...Allahın her an kendisi ile birlikte olduğunu bilir ..Ve Züleyhanın.. yani nefsin "Hey telek" "gel buraya" çağrısına,
-"Gelemem...Rabbim her an beni görmekte" cevabını verir..Ve bu sebepten dolayı zindana atıldığında dahi bu halinden razı olursa, kişi yine bir bilinçten ölüp, bir başka bilince...Yani nefsi raziye boyutuna doğar...Doğumlar bu şekilde süreeeer gider...Taaki nefsi kamileye varıncaya dek...Her bilinç mertebesinde, kişi bir önceki mertebede sahip olduğu bilgileri ve inançları unutur...Kendisine yeni bir şeyler fısıldanır...Ne demiş mevlana;

Her gün bir yerden göçmek ne iyi..
Her gün bir yere konmak ne güzel..
Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş...

Devamını Oku
Şenay Tek

Kıymet görmediği yerde durur mu insan...?
Gülüşü zayi olur, gözyaşı ziyan..!

Devasa büyüklükte duyguları, küçük küçük cümlelere sığdırmaya çalışıyoruz..

Olmuyor...

Devamını Oku
Şenay Tek

Olur ya bir gün karşılaşırız..
Ne olur başını eğme,bak gözlerime..
Biz sessiz sedasızda anlaşırız..
Susarak bir ağıt yak gözlerime..

Bak ben yine aynı benim,sözümü tuttum..

Devamını Oku
Şenay Tek

Hiçbir şey bize Gösterildiği gibi değil...Biz suyun akışını seyre daldık... Manzara ile oyalanıyoruz..Ve ne çok aldanıyoruz .. Oysaki; öyle bir dönemden geçiyoruz ki;
Suyun üzerinden nilüferler, yapraklar,
suyun altından köpek balıkları ve timsahlar geçiyor...
Kimse farkında değil...

Devamını Oku
Şenay Tek

Ölümün teğet geçmesi diye bir hadise yoktur...Ömür bitim süresinin dolmaması gibi bir durum söz konusudur... Vadeniz olduysa, 100 katlı binanın 100. katında pamuklara sarsınsanız nafile...
O sizi bulur...
Vadeniz olmadıysa, 1000 tane tırın altında kalsanız, 10 tane motosiklet üzerinizden geçse, nafile...
O size uğramaz...
Ne diyor Al-i İmran Suresi, 145. ayet:
"Allah'ın izni olmaksızın hiçbir nefis için ölmek yoktur. O, süresi belirtilmiş bir yazıdır."

Devamını Oku
Şenay Tek

Sahibinden ayrı düşmüş safkan bir küheylanım..
Bir yanım yaprak döker, bahar bahçe diğer yanım..
Dizginlerim sallanıyor,aitliğim besbelli..
Biri ona söylesin, ona esirdir canım...

Devamını Oku
Şenay Tek

Allah’ı seviyorum sanırdım! .. Ama anladım ki, esas olan O’nun sevmesi imiş... Allah bir kulu severse, onun kalbini Kendisi ile meşgul edermiş.

Beyazid-i Bestami Hz.

Devamını Oku
Şenay Tek

İran hayatta israili vurmaz..Vuramaz..vuruyormuş gibi yapar..Hepsi bu...iranın ortadoğudaki görevi, çıkan her kargaşada, İsrailli Siyonistlerin işgal etmek istedikleri ülkeleri veya bölgeleri vurmuş gibi yaparak, ortadoğudaki kıvılcımı, yangına çevirmektir...90'larda gerçekleşen İran ırak savaşını ve ondan sonra ırakın adım adım yıkılışını hatırlayın... Ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.. O zamanki plan ne ise, şimdiki planda o...Ortadoğu'da çıkacak olan bir savaşın oluşturacağı tahribat ne kadar büyük olursa, mescidi aksanın İsrail tarafından yıkılıp, yerine Süleyman tapınağının yapılması o kadar hızlanır kolaylaşır... İsrailli siyonistlerin amacı mescidi aksa'yı tarumar edip yerine Süleyman tapınağını inşaa etmektir.. Belirlenen sürede Süleyman tapınağını inşaa edemedikleri taktirde yok olacaklarına inanıyorlar...Onların inançları bu yönde..Ve vakit dolmak üzere..Fakat hâlâ mescidi aksa'yı yıkmak için gerekli ortamı bulamadılar...
Mescidi aksayı yıkmak istiyorlar...Fakat israil, bunu direkt olarak yapmaya kalktığında, dünya kamuoyunda suçlu duruma düşeceği için, iranı devreye sokmak kaydıyla amacına ulaşmaya çalışıyor.. dikkat ederseniz, İran'ın attığı füzelerde telavive değil.. mescid-i Aksanın çevresine düşüyor..Başarabilirlerse, mescidi aksayı irana yıktıracaklar..Başaramazlarsa, oradaki ateşi harlayıp, savaşı büyütüp işi kimvurduya getirecekler ..
İşte İran'ın görevli olduğu nokta bu noktadır... Onun görevi vayleyli kopararak Ortadoğu'daki ateşi harlamaktır...
Çünkü iran yönetiminin büyükçe bir kısmı pakradunnilerden oluşur...
Nedir pakradunni?
Pakradunni, üç dinli yahudi demektir...

Devamını Oku
Şenay Tek

Oruç sadece bir ibadet değildir...Aynı zamanda bir arınmadır...oruç tutarken, aç kalan beden hazım işinden azad eder... ve kendi kendini temizlemeye başlar... vücutta yıl boyunca biriken toksinleri, kalıntıları, gereksiz yere vücudu işgal eden fazlalıkları karaciğer ve bağırsaklardan dışkı ile... böbreklerden idrar ile... kandan ise ter ile dışarı atmaya başlar...Bunun yanı sıra vücut ekstra çalışma işinden kurtulduğu için beyin ve diğer organlar kendisini nadasa çeker... Oruç tutarken ilk hafta yaşadığımız baş ağrıları ve halsizlik halleri vücudumuzda biriken toksinlerin ve kalıntıların hızlıca vücudumuzdan ayrılmasından kaynaklanır... Orucun vücudumuza en büyük getirilerinden biri ise, beden boş olduğu için, vücudun kainattaki faydalı enerjileri hızlıca kendisine çekebilme kabiliyetinin artmasıdır.. Çünkü enerjiler, dolu olan değil.. boş olan alanlara dolar.. vücudumuzdaki dolu alan boşaldığında, vücudumuz ihtiyaç duyduğu dünyevi ve manevi enerjileri kolayca kendisine çekmeye başlar.. Ramazan ayında insanların maneviyata ve kendi iç dünyalarına daha kolay yönelmelerinin arkasında yatan sebepte işte budur....Bu yüzden, oruca açlık olarak değil, ihtiyaçlık olarak bakmamız gerekir...
Son söz;
İçini boşaltki, Doldursun Rab..
Ramazan'ı hepimize şifa eylesin ya Rab...

Devamını Oku