Şenay Tek Şiirleri - Şair Şenay Tek

Şenay Tek

Sedef adı verilen deniz kabuğu denizin en dibinde bulunur... Ve hayatı Nisan yağmurlarını bekleyerek geçer.. mevsimi gelip de nisan yağmurları başladığı zaman ilahi bir irade ile yağmurların başladığından haberdar olur... Nisan yağmurlarından faydalanmak için denizin yüzeyine çıkar... Bu yolculuk onun için zorlu bir yolculuktur.. çünkü bu çıkış esnasında, ağzı açık olduğu için içine küçük de olsa taş kaçma olasılığı vardır... Sedef yolculuğunu tamamlayıp denizin yüzeyine ulaştığında, ağzını açar ve içine nisan yağmurunun düşmesini bekler... Yağmurdan nasibini alan Sedef tekrar denizin dibine iner... Bu esnada içine kaçan taş kendisinde sancıya sebebiyet verir.. bu sancıyı dindirmek ve o taştan kurtulmak için vücudu içine doğru taşın etrafını saracak şekilde bir sıvı salgılar... Bu sıvı taşı eritip ağrıyı dindirir.. fakat zamanla sıvı sıkılaşıp donar...ve Böylece İnci meydana gelir...Yani inci bir sancının ürünüdür...
Çekilen acılar geçip gittiğinde, arkasında paha biçilmez güzelliklerde bırakır..Yeterki sıkıntıların gelip geçici bir misafir olduğunu...Ve akabinde misafirin on rızıkla gelip, bir rızıkla geri föndüğünü bilelim..misafirimizi iyi ağırlayalım...
Şu anda dünya bir doğuma gebe.. Ciddi sancılar çekiyor...ama bu sancılar gelip geçtiğinde ve yeni çağ başladığında arkasında çok güzel elmaslar zümrütler inciler yakutlar bırakıp gidecek...Çünkü zor zamanlar güçlü ve güzel insanların ortaya çıkmasını sağlar...Ortalığı insanı kamiller..Niyeti halis..hali halis insanlar kaplar...İslam hızla yayılıyor..Ruhu daralan insanların, sıkıntıdan suyu kaynayan insanların kalbi gökyüzüne..yani rablerine doğru buharlaşacaklar..çünkü yeryüzündeki tüm sular, en nihayetinde gökyüzüne doğru akarlar....

Devamını Oku
Şenay Tek

Allahu Teala Enbiya suresi 30. Ayette;
"her canlı şeyi sudan yarattık.." diye buyuruyor...
Peki suyun özellikleri nelerdir...
Şeffaftır... Ayın ve gezegenlerin hareketlerine göre gelgitleri vardır... Isınırsa buharlaşır, gökyüzüne yükselir... Aşırı soğuğa maruz kalırsa, donar buz tutar... Bazı sular aşırı dalgalı, bazıları durgundur... Bazı sular kirli, bazıları temizdir... Bazı sular doya doya içilir.. bazıları tuzludur... Dağlardan çıkan ve insan tarafından herhangi bir müdahalede bulunulmamış..yani el değmemiş sular temiz ve saf... İnsan eli değmiş... Ve makineler tarafından değerleri sıfırlanmış.. yapay vitamin ve mineraller eklenmiş şişe suları yapaydır... İnsana da hayvana da hiçbir katkısı yoktur...
Şimdi bu saydığım özellikleri insan karakterleri üzerine otutturun.. ne kadar benzeştiğini göreceksiniz...Alın size kuranı kerimin mucizelerinden bir tanesi daha...
Peki siz hiç sudan, suyun varlığından, suyun hal ve tavırlarından dolayı şikayet eden birini gördünüz mü...

Devamını Oku
Şenay Tek

Resmi bayramlarda gökdelenleri, villaları, köşkleri yalıları süsleyen şanlı bayrağımız, iş şehid olmaya geldiğinde, sadece garibanların evlerini süslüyor...
Ne hikmetse,
Koca bir ülkeyi ayakta tutan yiğitler, genel itibariyle 'ayakta duramayacak' sandığımız evlerden çıkıyor..Bir köşkten bir villadan şehid çıktığına şahid olmadık şükür...
Ne diyorduk sahi;
"Bu vatanı en çok biz sevdik...
Edebiyatını hep onlar yaptı..."

Devamını Oku
Şenay Tek

Nedendir bilmem...Şehvet deyince İnsanların aklına aşırı cinsel istek gelir...
Oysaki şehvet;
nefsin kendisi için uygun olanı talep etmek üzere harekete geçmesidir..kişinin nefsinin hissî zevklere duyduğu güçlü arzudur...Yani her halükarda şehvet deyince işin içine nefis giriyor...Nefsin aşırı derecede istek duyduğu herşey şehvettir..Şiddetli istendiğinde;
Makam şehvettir..
Mevki şehvettir...
Para ve mal edinme isteği şehvettir..

Devamını Oku
Şenay Tek

Uzak dağların ardında memleket bıraktım;
perdenin arkasında hasret...
ve içimde biraz acı..
iyi olduğunu bilmek istiyorum...

bir selam yaz bahar olsun

Devamını Oku
Şenay Tek

Savaşmayı sevmeyen fakat savaşması gerektiğinde en önde giden çocuklar yetiştirin...
Bugün başımıza ne geliyorsa, masa başında oturarak asalak bir yaşam tarzını içselleştiren insan yetiştiren eğitim sistemi yüzünden geliyor... Bu yetiştirme tarzı ilk olarak aileden başlıyor... Akabinde okul sıralarında devam ediyor..
Sonuç mu...?
İş üretmeyen... Sadece laf üreten... tüketimden bsşka birşey bilmeyen..Ama kendisini kaf dağlarının üzerinde gören...Kendi gölgesinden bile korkan, korkak insanlar topluluğu.. devamı zaten malumunuz...
Bu arada;
Selam olsun gerçek Türklere...

Devamını Oku
Şenay Tek

Şimdi Sen, eski defterlerde kalmış şiirler gibisin...
Ne atılmışsın..
Ne silinmişsin..
Ne de bitmişsin...

Şimdi sen, köhne bir sokaka terkettiğim çocukluğum gibisin..

Devamını Oku
Şenay Tek

Senden önce yeterdim kendi kendime,
Senden sonra tükendim
de az oldum...
Çekildim sıkıştım beden bendime..
Bulandım duruldum ve öz oldum...

Devamını Oku
Şenay Tek

Sonra sen geldin...
Mevsimlerin dörtten fazla olduğunu öğrendim...
Günleri saymayı öğrendim, ellerini tutmak için...
Şarkılara takılı kalmayı,şiirlerle arkadaş olmayı,yıldızlara merdiven dayamayı öğrendim seninle..
İlk önce seni,
sonra seni,

Devamını Oku
Şenay Tek

Şimdi açsam pencereyi beklesem..
Sen gelsen..
Olmaz ya hani..
Geliversen..
Hiçbir şey sormasan..
Hiçbir şey söylemesen...

Devamını Oku