Şenay Tek Şiirleri - Şair Şenay Tek

Şenay Tek

Mevsim bahar'a dönünce, çiçeklenen tarlaları özledim...
Üzerinde uçakların süzülmediği, sadece kuşların kanat çırptığı gökyüzünü...
Okul dönüşü ayağımı sımsıkı saran naylon çizmelerimi..
Arkadaşlarımla ikindi gezmelerimi..
Yün dolgulu bebeğimi..
Kapıdaki köpeğimi,

Devamını Oku
Şenay Tek

Modernizmde
Kadın Hem evde hem dışarıda çalışır. EVE PARA GETIRIR. YINE ANNELIK YAPAR, YINE EŞLÎK YAPAR. YÎNE TEMIZLIK YAPAR. YINE AŞÇILIK YAPAR. YINE ÇOCUK DOGURUR, EMZIRÎR, BÜYÜTÜR, ODEVINI YAPTIRIR. BU HENGAMEDE Bir de KENDINE DE BAKMAK ZORUNDADIR.
KADIN AILESI ICIN KENDINI UNUTUR.
Çoğu zaman kadının maaş kartı bile eşinin cebinedir. Bırakın kazancını gönlünce harcamayı, kaç para maaş aldığını bile bilmez. Böyle çok kadın tanıdım. IBADETÎNE YETIŞEMEZ. AHÎRETİNÎ IHMAL EDER. RUHU KÖRELIR. DARALIR. TÜM HAYATI KADININ SIRTINA YÜKLEYENLER...KADINA HAK VERDIKLERINI ZANNEDERLER. OYSA ISLAMDA KADIN DISARIDA CALISMAK ZORUNDA DEGILDIR.AILENIN HER TÜRLÜ GECIMI, COCUKLARIN BAKIMI BABAYA AITTIR. KADIN SADECE DOĞURUR. EMZIRMEK ISTEMEZSE ADAM SÜT ANNESI BULMAK ZORUNDADIR.
BULASIK YIKAMAK, TEMIZLIK YAPMAK, EV ISI YAPMAK ZORUNDA DEGILDIR. ERKEK HIZMETCI TUTMAK ZORUNDADIR...
Kadın varsa, Maaşı, mirası, ve de mihir olan altınları, takıları kendisinindir. Kimse alamaz.

Devamını Oku
Şenay Tek

"Bir mücahid silahını her çıkardığında kullanır...
Çeçen hançelerinde bir yazı vardır:
Gereksiz yere açmayın, kullanmadan kapatmayın..."

Devamını Oku
Şenay Tek

Son yıllarda sadece iklimler değişmiyor..İnsanlarda değişiyor yavaş yavaş...
"Nerdeee o eski insanlar" diyesi geliyor insanın...
Mesela son yıllarda neyi muhafaza ettiği pek belli olmayan bir muhafazakâr kitle türediki, akıllara zarar...
Hiçbirinde ya haram helâl kaygısı yok..yada hepsinin islamın ölçüleri dışında çizdiği kendi ölçüleri var...
%90'ına yakınında ya tesettürü yok.. ya da giydiklerini tesettür zannediyorlar... bir çoğunda faizden kaçma yok... şüpheli kazanç yöntemlerinden kaçma yok...Rızık için her yolu mübah sayıyorlar... Yüzde 95'inde Namahrem diye bir kavram yok.. namaz diye bir kaygı yok..oruç zaten hak getire.... Kime sorsan ya şekeri var, ya da ilaç kullanıyor... Yani oruç tutmamak için herkesin bir bahanesi var...Zekat ve sadakadan bahsetmiyorum bile...
Anlayacağınız; kendini muhafazakar diye niteleyen bu yeni tip insan prototipinde ,hiçbir İslami hassasiyet yok...

Devamını Oku
Şenay Tek

Kovanı bekleyen MUHAFIZ ARILARI bilenler bilir..Yer yerinden oynasa, bu arılar görev yerlerini terketmezler...
İnsanoğlunun faydası için bal yapılan küçücük bir kovan içinde bile binlerce arının görev dağılımı ve işbölümü, ibret almasını bilenler için büyük bir olaydır..
Kovanda kraliçe arının görevi farklıdır... Erkek yarının görevi farklıdır....Doğaya polen toplamaya çıkan işçi arının görevi farklıdır... Kovanı bekleyen muhafız arının görevi farklıdır....
Kraliçe arının tek görevi, sürekli yumurtlayarak koloninin devamlılığını sağlamaktır.. kovan içi ve kovan dışı şartların ideal olması durumunda günde iki bin 500 adet yumurta üretebilir...Erkek arıların görevi; arı kolonilerinde kraliçe arıyla çiftleşerek, çoğalmayı sağlamaktır...İşçi arılar ise doğada ve kovanda görevlidir..Bunlar, doğadan polen ve çiçek tozları toplayarak, bal yapar, kovanın devamlılığını sağlarlar..kovanın girişinde nöbet tutan muhafız arılar ise,diğerleri gibi gezmek-dolaşmak varken , ömürlerini kovanın girişinde, yaban arıları kovanı istila etmesinler diye nöbet tutarak geçirirler... Yani anlayacağınız, Allahu teala herkesi ve herşeyi görevi ile birlikte yaratmıştır...Bu görevi savsaklayan, görev yerini ve sorumluluklarını terkeden tek canlı ise, insandır...
Allahu teala kadını, kraliçe olarak yarattı...Kadın sorumluluklarını unuttu...Nöbet yerini terketti...Niye..? Kariyer yapacak ya...O yüzden...
Erkek, avlanmak ve yuvaya rızık taşımak için yaratıldı..Hatta hatta kocaman bir gergedanı avlayacak kadar güçlü yaratıldı....Erkek, sorumluluğunu unuttu...Hayat müşterektir deyip, kendi sorumluluğunu kadının omuzlarına yıktı..yetmedi... Allahü Teala'nın ona avlanmak için verdiği gücü, karısına ve güçsüz insanlara zulmetmek için kullandı... Kayınvalideler ve kayınpederlee kendi haddini aştılar... İki kişi arasında kurulan evlilik bağına gereğinden fazla müdahale eder hale geldiler...eşler kendi aralarındaki münasebeti iyileştirmek ve güzelleştirmek yerine, kayınvalide ve kayınpeder ile savaşmak zorunda kaldılar...Evde bir intizam olmayınca, dünyaya gelen çocuklar, oğul veren arılar gibi, sokaklara kaçıştı..

Devamını Oku
Şenay Tek

Ve beni hem mest eden...Hem umutlandıran..hemde utandıran o muhteşem ayet;
"Muhammed içinizdedir"

Mest oluyorum.. Çünkü onun tayyi mekan tayyi zaman her daim canlı olduğunu bilmek beni heyecanlandırıyor...
Umutlanıyorum... Çünkü onun bizi sahabelerinden bile daha çok sevdiğini..Ve en zor zamanlarımızda imdadımıza yetişeceğini biliyorum...
Utanıyorum.. Çünkü şayet dış ortamda içimizdeyse, yaşam tarzım, onun sünnetine uygun değil..Beden ve zihin yapısı olarak içimizdeyse, düşüncelerim onun getirdiği dine uygun değil...Bu yüzdende utanıyorum...Ama yinede bu bile beni bu ayeti düşündüğümde mest olmaktan alıkoymuyor..."MUHAMMED İÇİNİZDEDİR" ayetine bayılıyorum...

Devamını Oku
Şenay Tek

Mühim olan aklını almak değil,
Aklında kalmaktır.
Zor olan adım atmak değil,
Doğru yere varmaktır.

Mesele sevmek değil,

Devamını Oku
Şenay Tek

Sıkıştım gönlümün taş kafesine.
Muhtacım gündüz gece senin sesine..
Tek bir kere dokunsam, şuh nefesine..
Sana dokunmadan ölmek istemiyorum..

Yanlışlıkla girdim gönül yurduna...

Devamını Oku
Şenay Tek

Bu gidişattan endişe edenlere müjdemiz olsun... Bakın Allahu Teala enfal suresi 36. ayette ne buyuruyor;

"Şüphesiz ki kâfirler mallarını, insanları Allah yolundan alıkoymak için harcıyorlar, daha da harcayacaklardır; ama sonunda bu, onlara yürek acısı olup en sonunda mağlûp olacaklardır. İnkârda ısrar edenler ise cehennemde toplanacaklardır."

Endişe etmeyin... Bırakın onlar mal stoklasınlar... Varlarını yoklarını, azlarını çoklarını insanları yolundan saptırmak için harcasınlar...LGB... için tüm ülkelere fonlar ayırsınlar .. yeni mi yeni medya kuruluşları kursunlar... oralara, para ile çalışan makinalar gibi, para ile öten insanlar yerleştirsinler... diziler filmler çevirsinler... partileri fonlasınlar.... Sanatçıları fonlasınlar... İş adamlarını fonlasınlar.... Kendileri için çalışan vakıfları dernekleri fonlasınlar... Harcayabildikleri kadar harcasınlar....Vallahi yenilecekler..Billahi yenilecekler..TAM DA KAZANDIKLARINI SANDIKLARI ANDA YENİLECEKLER...ben, Allahın onlar karşısında yenildiğine hiç şahitlik etmedim... Benden önceki atalarım da etmediler...Ve daha öncekilerde... Siz gönlünüzü ferah tutun.. Allah'ın ipine sımsıkı sarılın... Her gördüğünüz şeye inanmayın... Her duyduğunuz şeye inanmayın.. insanları en büyük hataları yapmaya götüren şey, doğru diye apaçık ortaya konulan şeylerdir... Arkasındaki gerçekleri bilmediğiniz hiçbir şeyin peşine düşmeyin... Çünkü dışarı bakan rüya... İçine bakan hakikati görür... Bu yüzden, sürekli bize bir takım haberler pompalayıp, rüyalarımızı hareketlendirmeye.. Ve bizi bu rüyanın içine çekmeye çalışıyorlar.... Siz içinize bakın.... Vallahi Allah sizinle.... Vallahi ve billahi Allah sizinle.... Vallahi ve billahi onlar yenilecekler... Hz Yusuf dönemini hatırlayın.. o zaman da aynı şeyleri yapmışlardı... Piyasadaki tüm malları stoklamış.. insanları açlığa mahkum etmeye çalışmışlardı... Hz Yusuf o dönemi öyle bir yönetti ki, o dönemde bir tek kişi bile açlıktan ölmedi... Herkesin az çok rızık ayağına kadar geldi... Ama o malları toplayanların tüm stokladıkları ürünler çürüdü... bitlendi... Hepsini denize dökmek zorunda kaldılar...
Mal stoklamak için harcadıkları tüm paralar, boşa gitti... Müslümanlar kazandı... onlar kaybetti... Yine öyle olacak... Rahat olun... Ben demiyorum... enfal suresi 36. ayet diyor...

Devamını Oku
Şenay Tek

"Mülk Allahındır" cümlesini insanlar sürekli kullanırlar... Ama bu cümlenin içindeki derin mânâyı asla kavrayamazlar.. Oysaki Bu cümlenin manasını kavrayabilseler, Dünyada hiç bir sıkıntı yaşanmaz... Bu cümleyi kullandığında insanların aklına sadece eşyalar gelir... Oysaki kâinattaki gözün gördüğü görmediği... aklın aldığı almadığı... canlıdan cansıza.. iğneden ipliğe.. bütünden zerreye.. yerküreden Sema'ya.. insandan hayvana... iğneden ipliğe.. eşyadan bitkiye.. camdan toprağa... Üzümden ayvaya her şey en ufak zerresine kadar Allah'a aittir..Fakat Allahu teala lütfetmiş... mülkünün üzerine insanların yerleşmesine müsaade etmiş.. geri kalan diğer mülklerini ise yine insanoğlunun emrine vermiştir... fakat gelin görün ki insanoğlu, haddini aşmış... kiracıyken ev sahibi gibi davranmış... Allah'ın Kendisine yaşamını idame ettirebilmesi için emanet olarak verdiği mülkü, hisselemiş.. tapulamış.. kendi mülkü bilmiş.. kendisi yerleşmekle kalmamış.. bir de koca koca binalar.. koca koca iş merkezleri...koca koca alışveriş merkezleri dikerek, o mülkten kazanç elde etmeye kalkmıştır...Allahı unutmuş...Kendisini Allah gibi hissetmeye başlamıştır...Hani Kıyamet alametlerinden biri " binaların artmasıdır" ya...İşte hep bu sebepledir.. Allah'ın mülkünü kendi mülkün bilip, ondan kar etmeye kalkarsan Allahu Teala Bunun hesabını muhakkak soracaktır... Kıyamet de işte bu yüzden vardır... yani haddini aşanlara haddini bildirmek için vardır..
Bakın...kim kaldıki yeryüzünde.. kayalar oyarak sarsılmaz evler yapanlar gitti.. yeryüzüne baştan başa kazık çakanlar gitti...peygamberler, şehitler, salihler gitti.... “yeryüzü bir kişiye bol iki kişiye dar” diyenler de gitti... mallarını miras bıraktığı varisleri de gitti... Herkes gitti ve herkes gidecek... bir gün gelir.. kıyamet kopar.. insanlar ölür... "onların (mezarlarından) meydana fırlayacakları gün, kendilerinin yapmış olduğu hiçbir şey allah'a gizli kalmaz...
"bugün mülk kimindir?" (buyurulur)... "bir olan, herşeyi kudreti altında tutan allah'ındır." (denir)."
(mümin 16)
" mülk Allah'ındır" ayet-i kerimesini Bir de şu şekilde anlamak gerekir... mademki, bedenimizde evimizde işyerimizde iğneden ipliğe.. organdan hücreye her şey Allah'a aitse, o mülkü kendi mülkün gibi değil.. Allah'ın mülkü gibi kullanman gerekmektedir... istediğiniz eşyayı istediğiniz gibi çöpe atamazsınız.. istediğiniz çiçeği istediğiniz gibi çekip koparamazsınız.. insanları istediğiniz gibi kırıp.. hayvanlara istediğiniz gibi eziyet edemezsiniz.. kırdığınız bardakta Allah'ın..Yırttığınız elbisede... bindiğiniz araba Allah'ın... yattığınız yatakta... elinizdeki telefonda Allahın... onu size üreten teknolojide... dişinizi karıştırdığınız kürdanı bol keseden harcayamazsınız... Evinizdeki koltuğu hunharca kullanamazsınız.. kullandığınız deterjanı ölçüsüz kullanamazsınız... istediğiniz eşyayı yeterince yıpranmadan.. kullanılacak hali kalmayana dek sokağa atamazsınız... ayakkabıyı giyerken bile incitmemeye dikkat etmek zorundasınız... hayvanlara sesinizi yükseltirken, Onların da Allah'a ait olduğunu unutamazsınız.. yemeği istediğiniz gibi çöpe dökemezsiniz... Gözleriniz size ait değil.. önünüze gelen her yazıyı okuyamazsınız.. her görüntüye bakamazsınız... Ondaki Nuru boşa harcayamazsınız.. nefesinizi ve konuşurken sarf ettiğiniz cümleleri boş yere tüketemezsiniz... Sigara içerek bedeninizi zehirleme hakkına sahip değilsiniz.. Çünkü mülk Allah'ındır... tüm hücreleriniz Allah'a aittir... bir bardak suyu harcarken.. bir kalemi açarken... bir defteri yırtarken.. bir peçeteyi.. bir sehpayı.. bir iğneyi bir ipliği kullanırken.. Bir havluyu eskitirken..Bir çorabı kullanırken bile Allah'ın mülkünden harcadığınızı Bileceksiniz...ona kendi mülkünüz gibi değil.. Allah'ın mülkü gibi bakacaksınız..Hani Bizler mal sahibi olduğumuzda "Çok çalışıp kazandım diyoruz ya...o iş öyle değil işte.. çok çalıştığımızı ve emek sarf ettiğimizi bilen Allahu Teala, vadini gerçekleştiriyor..Ve bu dünyada kullanmamız için bize mülkünden daha fazla emanet teslim ediyor... ne diyor Nûr Sûresi 42. Ayet;
Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır. Dönüş de ancak Allah'adır....

Devamını Oku