Selahattin Yetgin Şiirleri - Şair Selaha ...

Selahattin Yetgin

'Akrep kaçarken, yelkovan kovalar,
Güvercinler kaçarken, kartal kovalar
Yağlı kement gibidir oysa zaman.
Sevdadan kaçılmaz, aşk mutlak yakalar'..

Küçüksün sırma gözlüm, gözlerin çocuk bakar. Kirpiklerin, kumru duruşu. Körpesin, taze fidan dalı gibi, karışırsın ince bahar yellerine.Yüzün, gönlümün ülkesine eğilmiş bir düş soluğu, karışır gökte uçuşan yıldız kümelerine.

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Yalnız bir gölgenin yokluğu peşimde
Rüzgârda sızı, yollarda izim
Isıtmıyor avuçlarımı güneş
Mor düşünüşlerin içinde
Kimsesizim.

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Geceye ve yüreğine bir ateş yakarak
İliş aydınlıklar içerisindeki dirimselliğime
Kaçtıkça insan, korkuya düşer gölgesi
Bir aşağı, bir yukarı izler rastlantıları
Zaman ki, topraksız sularda düş sağanağı
Başka seçeneğimiz yok, izleriz rotaları

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Zincirli bir delirmişliktir aşk, bağlanmaz ipe
Kendi satırından arınarak karışır denizlere
İç/sel çekiminde hışımlı bir rüzgâr ıslığıdır
İhtimali unutuluşa çıkan yaşanmışlık balası
Kirli bir düşün çelimsiz ve korkak adımıdır

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Uykusuz bir gece kesiği yorulmuş yüreğimde
Üzeri çizilmiş cümlelerim yüzyıl kadar uzak
Yazgılar asıyorum terk edilmiş masallara
Can kendine küs, ıssızlardayım, kırığım
Suçum Minel aşk, ölüyorum düşlerimde
Öldürüyor beni susuşun, gel dokun ellerime

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Her masal kendi sayfasını kapatınca sonlanırmış, ellerimde kal deyişinin sıcaklığı
Gökyüzünde kanatları ıslak kuşlar, göğsümün sığ odalarında yankılanıyor ezanlar
İnsanlar kaybolmuş umutlarını arıyorlar bu koca şehirde, gövdemde aşkın yalnızlığı
Yoksul buluşmaların hicivleriyle çınlıyor kulağım, hayat aşka sevdalı bir şah damar
Yorgun bir adamı ağırlıyor şimdi İstanbul, kıyısı köşesi hep kahır, bakmayın sahte gülüşlerine, hep aldatmayla nefes alır, aldanışlarla sonlanır. İnsanlar umut pazarlarında, kimi yoksul, kimisi ölmeye hazır. Derin bir kadın bakışı bu şehir, Anadolu’ya uzanan yakasıyla, Avrupalı cakasıyla hep öğütmeye, hep yutmaya münhasır. Her karışı çile, hep o kancık yürekli, diken batışlı çelişkili yatır. İstanbul şehri ibadet, diz çökmeyeni bir günah gibi bir köşeye yatıran, yaşamaktan bıktıran eziyet çektiren hasır.
Hep o bitmez sanılan asalet sarılışlarıyla inşa edilmiş saraylarda aramışlar mutluluğu insanlar. Hızla akan bir ömür şeridinden kendi el sallayışlarını izleyerek ilerlemişler ölüme. Türbeler yapılmış korkuları bastırmaya ve hazineler bağışlanmış ölümsüzlük iksirini satın almaya. Hep aynı zaferin torunlarını bekliyorlar şimdi, huzur umdukları sandukalarda, seslerini duyuramadıkları o mermer sütunların altında. Bir kısır döngüymüş yaşamak, farklı insan kolonilerine sahnesini açan, yaşamaya doymamış kullarını ahret mektebinde ağırlayan. Kısasa kısas, anlama aykırı bu medeniyet musallasından gözyaşımdır damlayan, sevdalı bir kızın keman telinden yayılan aşktır yüreğimi bu denli dünlere yolculuk yaptıran.

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Sürgüsü çekilmemiş koca bir tarihtir yaşadığımız
Yıllarca isimsiz sevdalar serpildi ozan toprağımıza
Yüklü trenlerde güz sonu bir yolculuktur yaptığımız
Islak yollarda boynu bükük bir çiçektir gördüğümüz.

Düşlerindeki ıslaklığın zerrecikleriyle günlerdir ben de sırılsıklamım şimdi. Yüreğimde dinmeyen bir yağmurun coşkulu sesi var. Kelimelerim utangaç çocukların korkusunu, yüreğim aşkına sobelenen bir sevda kaçağının deli adımlarını atıyor şimdi. Yüreğine sevinç taşıdığım iki oda, bir salon bir yüreğe fındık kabuğundan yapılmış bir sandalla gidiyorum adalarına. Uzağımda kalan yıkık bir kentte sayıyorum yüreğimin deli atışlarını. Bir bahar yatmış içimde ve uyuyor karlar içinde. Dalgaların üzerinde saçlarımın beyazlarında yitik bir mevsim, her şeye boş veren gençliğim, yağmurlu bir düş serabı gibi seninle ıslanıyorum sevdanın sokaklarında.

Devamını Oku
Selahattin Yetgin



Bir yaşam tohumu seç kendine, en umutlu bekleyişlerle olgunlaşsın
Yağmurlar ıslatsın aşka tutkun saçlarını, hüsranlar kaderin olmasın
Onurlu renklerle boya odanı, mevsimler sevda çatılarını asla yıkmasın
Dudaklarındaki mutluluk türküleriyle büyüt yüreğini, güneşin batmasın

Devamını Oku
Selahattin Yetgin



Durgun gönlümüzün azgın sularından
Onca dün geçiyor, göğsümüzde alev
Savunmasız bir dildir taşıdığımız
Unuttuk çehremize gül ekmeyi.

Devamını Oku
Selahattin Yetgin



Serildim düşlerimin uykuya dargın gecelerine
Pencere önünde yaprak hışırtısı, rüzgârın sesi
Yatağı gözlüyor göz, ruhumda ölüm sessizliği
Yumuşacık topraklar usumda, gönlümde bahar.

Devamını Oku