Sessizliği kanatıyor hüznün bıçağı
Ağızda s/öz üşüyor, sitemler yarım
Gömlekte t/er rüzg/arla söyleşiyor
Kumdan kaleler yaparken çocuklar.
Bana geldiğin gün kırık bir yürektin
Varlığınla kor ateşler yandı içimde
Bitti hazanlarım, düğün oldu hüznüm
Eylüldü gözlerin, aşk oldun gönlümde
Sen sevdalı yüreğimde kırık bir ok
Heder olmuş ömrün son demindeyim
Yüreğimin kasidelerinde mor elemler
Yalnızlığımın izini sürüyor nicedir aşk
Toprağın kokusunu getiriyor rüzgâr
Yağmur suyunu içiyor bir kuş göletten
Kimsenin bilmediği bir yer var gönlümde
Şaşkın terzi söküğü seni düşünmek
Sesli bir şarkıya sevginle eşlik etmek
Aşk, dikişleri sökülmüş bir yürek
Ulu orta, özlemle sarılıp öpüşmek
Anla beni, tutsana üşümüş ellerimi
Sabırla yeşillenirmiş sevinin bağları
Kanlı sehpada bir dağ hüznü
Derelerde anlar su/skun
Başak güneşe müptela
Dalda çiçek arıyı bekliyor
Ölümün ilmeği boğazımda
Kalemin ucunda şiir üşüyor
Sürüler göçüyor sonsuzluğun çölüne
İniltili dağlarda hüzünlü bir izlence
Kuşlar kanat çırpıyor yuvadan uzağa
Heybede peynir, matarada bayat su
Gün güneşin taciziyle uykulara dalmış
Uçurumlara gül atıyor sevdalı bir kadın!
Rüzgârlı bir ömrün penceresinden izliyorum uzakları, gönlümde feryat
Çok sesli bir düşünüş senfonisi yüreğimde, haykırdıkça ruhumda kıskaç
Hüznün şehirlerinde güneşi bekliyorum, gönlümde muammalı bir hat
Gölgelerin dansına karışırız her sabah, asık suratlı bir hancıdır hayat…
Deniz kendi derinliğinde uçarı bir rüzgârı gizler, uç iklimlerin alaca sancılarıyla üşürken ellerimiz. Bir ömür hapishanesidir hayat, biz aşkın fırtınalı tepelerinde yaşamın günlüklerini sevdayla yazar iken. Her derinlik güncesiz sarılışların yurdudur, biz ömrümüzün ipekten saraylarında sevdalı sözcüklerden şiirler örer iken. Elde var hüznü çalmadan mevsimlerin senfonisi, biz kendimize sarılışlarımızın o korkulu kollarına yoksul düşünüşlerimizi atarız, işte o an hızla akan bir nehir olur yaşamak.
Yaman bir ağrının yorgun yükleriyle geçiyorum yokluğunun yollarını
Öfkesini yüreğinde taşıyan bir bezirgânım ben, arıyorum aşkın kollarını
Kendi gölgemizin çardağında bulduk birbirimizi
Ve o gölgeli yalnızlıkta sorguladık dünlerimizi
Hayal tacirliği diyorlar adına aşkı düşlemenin
Gözlerin kahve telvesi, dudağında hüzzam çiy
Beni çiz diyorsun bembeyaz bir kağıt üzerine
Ellerimi yüreğime bağlamışsın nasıl çizeyim! ..
Öpülmemiş düşünüşlerin sırtında gürzdüler
Uzak panayırlarda çocukça özleme düştüler
Raylar hıçkırık taşıdılar hep öksüz yurtlara
Eşkâlsiz sevgilerin terli yatağında öpüştüler
Rahvan bekleyişlerin yelesinde mağrurdu an




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.