Küçük şirin köşemde sıcak bir tas çorbayı
İçerken düşünürüm hep fakir fukarayı;
Dilerim Tanrı verir aç ve açıkta kalan
İnsanlara da kâfi gelecek ehven imkân...
Bilirim kıymetini sahip olduklarımın;
Al, gülüm; ver, gülüm
Gülleri der, gülüm
Gül güler, gülümser
Hüznü geç; gül, gülüm!
Kal, gülüm; git, gülüm
Dalında bülbülün olup şakımak
İsterdim, bilesin, seninle coşmak,
Sevginle yaşamak, umutla dolmak,
Gülistanda her dem seni koklamak…
Varsa da severim dikenin batsın
Varsa biraz değerim,
Sağlığımda bilinsin isterim.
Göçüp gittikten sonra
Heykelimi dikseler,
Ne yazar!
Güzelliği aklımı başımdan aldı,
Birden görüverince kalbimi çaldı;
Bilinmez ki insanın gönlünden geçen,
Bahtı güzel kişidir iyiyi seçen...
Kişiliği her zaman güçlendirmeli,
Yapmacık tavırlar, sahte gülüşler
Nasıl da sırıtır, ah, bir bilseniz…
İçtenlik dediğin öyle ucuz mu
Ki pazardan alıp gösteresiniz…
Yönetirsin, ya da yönetilirsin;
Milletin derdi geçim,
Seninki ise, seçim;
Ağlıyor için için,
Yanıyor rızkı için...
Aç ve açıkta kalan
Aldım, çaldım, yazdım; şair, yazar oldum
Diyebilen varsa, yürekten kutlarım!
Alır, çalar, yazar; bir şey oluverir,
Olduğu her neyse, hâline bakarım...
En sert yorum bile mutlak yol gösterir;
Hekimlik de kutsal mesleklerdendir;
İnsana hizmete yemin edendir.
İyileştirince ‘Yaşasın doktor! ’
Şifa bulmayınca ‘Yok olsun doktor! ’
Doktor devlet, millet için çalışır;
Kurt kuşa sormuş:
‘Neden uçarsın? ’
Kuş cevap vermiş:
‘Yerde sen varsın! ’
Kurt pek tedirgin:




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!