Eskiden bayramlar pek anlamlıydı;
Bir an önce gelsin diye beklerdik.
Heyecan ve coşku herkeste vardı;
Hazırlık yapardık, merak ederdik.
Eskiden insanlar pek kararlıydı;
Terörist köpekler, tetikçileri,
İnsan suretinde destekçileri!
Suyunuz ısındı, bekleyin görün;
Korkudan çukurlar, kuleler örün!
Âli devletimiz ensenizdedir;
Yıl bin dokuz yüz elli, üç eylül pazar;
Bir yeşil gözlü doğdu, değmesin nazar...
Çekeceği çileler var azar azar;
Zeki fakat az tembel, zekâ ne yazar...
Okumayı, yazmayı çabuk öğrendi;
Alın terinin,
Göz nurunun
Kutsiyetini
Bilir misin?
Rızık kazanmanın
Deli olduğunu düşünmeyesin,
Zira sen gerçekten pek akıllısın.
Akıl pazarlanmaz; akıl şov yapmaz;
Adını deliye çıkartmayasın!
Akıllı bilse de, ‘Bilmiyorum! ’ der;
Çıkaramıyorum bir an bile seni aklımdan,
İndiremiyorum, istesem de, gönül tahtımdan;
Kuşkusuz tüm benliğimle sana fena tutuldum,
Yıkma beni, sevgime karşılık vermen umudum...
Sık girme düşüme, karıştırma aklımı hepten,
Sor kendine ara sıra:
‘Nerde hata yaptım? ’ diye...
Elbet hatasız kul olmaz;
Acep uyarılar niye...
Yer kendini ara sıra:
Sigaram yok, içkim yok
Kumarım yok, lüksüm yok
Özentim yok, süsüm yok
Acep hata nerede?
Yalanım yok, riyam yok
Sınav için çıktık yola,
Kimi atlı kimi yaya;
Başarsak da, aşmasak da
Dünyanın sonu değil ya!
Sınav sınavı çağırır,
Yüzünü görmedim, görebilseydim!
Sesini duymadım, duyabilseydim!
Aklını pek sevdim, diyebilseydim!
Nedense yüreğim böyle söylüyor!
Sanki aramızda koca dağlar var!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!