Bir zamanlar üç yüz elli haneydi bu koca köy,
Her ocakta bir tencere kaynar, her kapıda bir ses yankılanırdı. Şimdi ise kırk hanenin ışığı sızıyor karanlığa,
Sokaklarda gençlerin neşesi değil, gidenlerin gölgesi geziniyor. Dağlar aynı dağ, dere aynı dere ama;
Omuz omuza verilen o eski kalabalıklar artık sadece hatıra.
Yükledim sırtıma dert küfesini,
Dinledim gurbetin soğuk sesini.
Gönül bir kuş olmuş, açmış kafesini,
Gurbetten sılaya uçasım gelir.
Yüreği bir ince kış uykusunda,
Gözü kalmış pınar başucunda.
Dertleri saklıdır avucunda,
Kendiyle dertleşen bir çoban kızı.
Yüce dağ başında otlar kuzular,
Andıkça salim yüreğim sızılar.
Ellerin yurdunda gönlüm arzular,
Arzım o mahşere kaldı neyleyim.
Ankara’nın ayazı camlara vurduğu an,
Bir sızı başlar içimizde; adı koca bir vatan.
Derneğin eşiğinde silkinir omuzdan gurbet,
İçeride buram buram tüter kadim bir hasret.
Gece kasrası gözlerin
Bana uzak başın yayla
Kar boran fırtına
Eksiksilmez yazında kışında
Gülüşün kar gibi beyaz
Sen gülki erisin buzlar
Su akar yol bulur deniz olur
Ser uykularını kar üstüne
İçinin acıları donsun
Yalnızlığıma ellerin değdi
Her karşılaştığımızda
Sahte gülücük yalancı öpücük
Döküldü dudaklarından
Mevsim kış asma suratını öyle
Yıllardır özlemler demlenir içimde
Her sabah düşlediğim bin bir çiçek
Kayıp yıllar gibi aklımda mıhlı
Sayamadım sensiz öldüğüm geceleri
Bir avuç duru suydu
Gözünden akan yaşlar
Sorsak bir bilene
Aşklar böylemi başlar




-
Nur Tuna
-
Gülay Aruç
-
Işık German Ersoy
Tüm YorumlarYüreğiniz sevdiklerinizin sevgisiyle coşsun...sevgili şiir dostu...kaleminiz gamdan eğilmesin...selam ve saygıyla
Sizin de ilhamınız bol olsun Sevgili Şiir Dostum.
Saygı ve Selamlarımla.
Gülay Aruç.
* Duygu doluydu *
Sonsuz kutluyorum