Bacası dumansız ocak yanmamış
Dayıdan emmiden eser kalmamış
Çit sürmüş ekin ekmiş olmamış
Şimdi geçmişten sözetme zamanı
Kınadı mı dersin gurbet bizi yıllarca
Hasretin omuzlarıma yük ton olunca
Vay be harcadım ömrümü hunharca
Suçlamadım kimseyi günahsa benim
Pınarlarından su içen
Yaralı bir ceylanım
Sonra sen geliyorsun
Dişi aslanlar gibi
Göğsün üstü gül güneş
Kaşı karam gözlerin sinemi yakar
Yaralı ceylan gibi hüzünlü bakar
Dokunsam tenine ateşi elimi akar
Beni yollara vuran yozgat güzeli
Şu köyün ötesinde bir köy daha var
Uzun yaylaları ulu ormanlar sarar
Burada ay kızıl güneş parlak doğar
Sular berrak yosun tutmaz taşları
Yazı başka kışı başka
İçmeden suyunu solumadan havasını
Ölüm bize zor gelir be arkadaş zor
Zor diyorum çünkü
Konuşsam duymazlar gel hele
Azar azar üst üste koyarak
Sevdim ben seni yıkılmasın
Sol yanındaki dağ
Gözlerinden şarabi bir hüzün
Başınyayla dan geçer çamrak yolu
Çocukluğum geçti burda dolu dolu
Yaylada durulmaz eylül ekim sonu
Kara kıştan sonra ilkbahar gelir
Alaca kara gün batımında
Serin eser rüzgarları
Dağlarda akşam vakti
Sular gibi duru gecesi
Yine hatırladım geçmiş yıları
Duman kapladı yüce dağları
Açmadan soldu gönül bağları
Sen neredesin ben neredeyim
Söz verdim yare nasıl döneyim




-
Nur Tuna
-
Gülay Aruç
-
Işık German Ersoy
Tüm YorumlarYüreğiniz sevdiklerinizin sevgisiyle coşsun...sevgili şiir dostu...kaleminiz gamdan eğilmesin...selam ve saygıyla
Sizin de ilhamınız bol olsun Sevgili Şiir Dostum.
Saygı ve Selamlarımla.
Gülay Aruç.
* Duygu doluydu *
Sonsuz kutluyorum