Saatlerim yıl oldu aylarım asır
Arılar ogul vermiyor anaç kısır
Yatağım toprak yorganım hasır
Bir dertli türküdür benim ömrüm
Madenin ocağı baraja daldı,
Deri fabrikası hüsrana kaldı.
İflasın haberi kapıyı çaldı,
Göç yolları bizden gençleri aldı;
Sokaklar sessizce maziye daldı.
Alıp yüreğine taşınmazlarını
Geçip giderken düşünemezsin
Belkide gittiğin yerde
Düşünür toprağını özlersin
İç çatışmaların başladığında
Yüce dağlar engin ovalarda
Geçit vermeyen tüm yollarda
Büklüm büklüm çökünce hüzün
Yanar bağrın daralırsa göğsün
Farz etki uykusuz bir düştü
Hiç gelmedi hiç görmedim say
Çöl rüzgarı gibi esip geçti de
Delice sevda kor ateşti de
Dokundum elim yandı
Öptüm dilim yandı
Ellerin değmedi ki ellerime
Şahin bakışlım
Gözlerin değmedi gözlerime
Kartal gibi yükseklerde
Karanlık çökmeden çık gel
Patlamaya hazır
Mayın gibi parçala
Sonra şifalı ellerini
Bir melhem gibi sür yaralarıma
Akşamın alaca karanlığı düşünce
Bir yar ister şu deli gönül
Ne zaman dokunmak istesem
Parlament mavisi gecelerine
Toprak kurur sular çekilir
Ay yok olur yıldızlar söner
Kal gitme bu akşam vakti
Alnın akı okşasın geceyi
Kaldır kaşlarını yıkma.
Hadi can
Köroğlu gibi dağlarında iz sürdüm
Doruklarında kartallarla gördüm
Davar sığır güttüm kurt kovaladım
Sorumsuz kavgalarım oldu




-
Nur Tuna
-
Gülay Aruç
-
Işık German Ersoy
Tüm YorumlarYüreğiniz sevdiklerinizin sevgisiyle coşsun...sevgili şiir dostu...kaleminiz gamdan eğilmesin...selam ve saygıyla
Sizin de ilhamınız bol olsun Sevgili Şiir Dostum.
Saygı ve Selamlarımla.
Gülay Aruç.
* Duygu doluydu *
Sonsuz kutluyorum