Arama uzaklarda
Hayalperest sevdalarda yelme
Kapılma bulanık akıntıların suyuna
Balçıktan tortusu debisinde debelenir
Bağlanır boğulursun
Atlama tahtası değildir yaşamak
Güneşle kavurduğumuz sevgimiz
Azık niyetine heybemde taşırken
Özlemler ağırlığı diyarlar
Gezdiğim yâd eller.
Yabandı her şey yaban!
Karanfiller açayım döküleyim yüzüne
Süpürmesin rüzgârın ıtırından kok bana
Nice çöller geçeyim ekileyim özüne
Papatya fallarının satırından bak bana
Keskin yakış nazarın fethetsin gönül hanım
Uyutur koynunda bilmez gayrılık
Sırrı perdesini çeker geceler
Sevilir ilhamlı bulmaz ayrılık
Mahrem (p)eteğini döker geceler
İnciler parlatır gerdanı aya
Hayallerin yakıp söze darıldın
Kalbimin yarası bak güle güle
Rüzgârına takıp güze karıldın
Savur kâkülünü ak güle güle
Sevdayı başıma ateşi açtın
Düştüm sıratına bile odunu
Hançere azığı taksan ne olur
Yıldızlı geceler dile tadını
Mürekkebe banıp aksan ne olur
Güz gülleri açmış sararıp solmuş
Şiir sanatını yazdığım kadın
Çile yollarıma çizik çektin mi?
Heceyi eceyi kattığım adın
Köz düğüm mektubum yırtıp yaktın mı?
Ekildim toprağa yeşerip soldum
Bir yakarışın sızısı çöktü yüreğime
Parçalı bulutlardan düşen yağmur
Bir anda sele durdu
Su yankılandı aktı
Kayaların gümbürtüsü
Azgın derin vadinin
Sabırla durmuyor atik vicdanım
İstiyorlar ki ah… Uysal olayım
Dolar mı sevgiyle katık cüzdanım
İstiyorlar ki ah… Uysal olayım
Yalnızlığım şehri ıssız alayım.
Ruhun üşümeye donmaya görsün
yalnızlığının dayanılmaz soğuk karanlığına hapsolmuş
hangi mevsim güneşi ısıtırdı teni
titremeli hallerinden sönmüş
bin bir yaralı ocaklar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!