Öfke ile kalkan zararla oturur
Fırtına misali esme ne olur
Dostluk meyvesine katma zehiri
Selamı sabahı kesme ne olur!
Sabırla dağılır dert ile hüzün
Kim demiş en tatlı baldır diye!
Dünyamda en tatlı bal sensin
Üşüsem yorulsam da bir köşede
Tutunacağım dal sensin
Gülde mavi, çiçekte al sensin
Nasıl tarif edeyim sevdiğim seni...
Nasıl yaşar isen, ölürsün öyle
uyanırsın günün bir şafağında
kuşan bir vakti son sözünü söyle
bir bulut kaynıyor sibir dağında...
Teslim durağında bekle başka arama
İbretle bak gönül, mat aynalara!
Gülümseyen dudağına zar düşer
Heybetiyle gölgelenmiş dağlara
Tipi düşer, boran düşer kar düşer.
Yâr uğruna, dile düşen sitemde
Nasip olsa; elin değse, bir ara!
Sadrım da harlanan nara sevdiğim
İçimde titreyen gizli bir sara
Merhemi bulunmaz yara sevdiğim.
Öyle hasretim ki bir dem sözüne
Devinirdi yüreğinde çağlayanlar
gözlerimde asılı bahar mavisi
dağ yamaçlarında bir gül
yüreğimde kor gibi
renklerde mor gibiydi...
Leylaklar ıslanırdı gülümseyince
Senden gayrısına kulak tıkadım
Bir ceylan içimde ağlıyor öyle
Her sözümü gözyaşıyla yıkadım
Aşkın yüreğimde çağlıyor öyle.
Sevmek kader değil demişsin ama
İnsanın arzusu gizli muamma
Nicesi mal için yarıştı gitti...
Zevki sefasında yaşayan amma
Şu kara toprağa karıştı gitti..
Ey gönül gel de erdeminle yaşa
Kader ki bekletir limanda beni
Dua ki doldurur bu boş yelkeni
Üstümden kesme serince gölgeni
Bu susuz çöllerde yakma Allah'ım! .
Dilerim ay mavi, gök mavi olsun
Mendilini bandır alın terine
Bir tutam saçını takıpta gönder
Koyamam kimseyi senin yerine
Mendilin ucunu yakıpta gönder.
Bırak gülüşünü sevda yeline




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!