Yağmur yağıyor bir incecik telden
Sevda döşte bıçak ne gelir elden
Ben desem ki sevdim seni ezelden
Şimdi bana deli desen ne fayda!
Saklım da uyutmaz beni anılar
Hüzün düşer yüreğime senden öte
bir cam kesiği kanatır ayaklarımı
kuşların kanatlarına dokunur bulutlar
yağmur düşer yüreğime iğri iğri
güneş çoktan küsüp gitmiş
ay öpmüş geceyi bir nöbet değişiminde
Hasretin gözüme çekti de perde
Yüce dağlar şimdi duman sevdiğim.
Yaprağın toprağa düştüğü yerde
Sessiz sessiz erir zaman sevdiğim.
Nabzımın ruhunda atan nazlı yâr
Öfke ile kalkan zararla oturur
Fırtına misali esme ne olur
Dostluk meyvesine katma zehiri
Selamı sabahı kesme ne olur!
Sabırla dağılır dert ile hüzün
Kim demiş en tatlı baldır diye!
Dünyamda en tatlı bal sensin
Üşüsem yorulsam da bir köşede
Tutunacağım dal sensin
Gülde mavi, çiçekte al sensin
Nasıl tarif edeyim sevdiğim seni...
Nasıl yaşar isen, ölürsün öyle
uyanırsın günün bir şafağında
kuşan bir vakti son sözünü söyle
bir bulut kaynıyor sibir dağında...
Teslim durağında bekle başka arama
İbretle bak gönül, mat aynalara!
Gülümseyen dudağına zar düşer
Heybetiyle gölgelenmiş dağlara
Tipi düşer, boran düşer kar düşer.
Yâr uğruna, dile düşen sitemde
Nasip olsa; elin değse, bir ara!
Sadrım da harlanan nara sevdiğim
Merhemi, ilacı bulunmaz yara
Bir başka değişik sara sevdiğim.
Öyle hasretim ki bir dem sözüne
Niye mi sevdim seni kar çiçeğim?
Yollarıma çıkmasaydın sevdiğim
O gurbet kokulu yüce dağları
Üstüme bir yıkma saydın sevdiğim.
...
Senmi sevdaydın sevdamı sendin
Üşenme, bir abdest al tazeden taze
Rahmetin imbiğinden döner yelpaze
Hakk'ın kapısını çalmaktan kaçma
Gönlünde ki incileri etrafa saçma
Her olur olmaza derdini açma!
Herkes tabip değil, bilki âlemde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!