Ayrılık, mevsimde zemheri yarim
Üşütüyor sensiz yağan kar beni
Gülüşüm asumanda kaldı yarım
Söyletiyor dilimdeki zar beni.!
Ömür gemisine sabır yükledim
Benim bir sen'im vardı
adını ansam sümbül kokardı
ay saklanırdı geceye
avuçlarıma düşerdi yıldızlar
bir gül yüreğinden kanardı
Benim bir Sen'im vardı
Benim dağlarım da boran kar var
Beyaza bürünmüş edep var, ar var
Başında bir hazin rüzgar
Enginin de ahu zar var
Benim dağlarımın...
Edepten hayadan sis perdesini
Üstüne indirir benim dağlarım
Ferhat'ın, Şirin'in feryat sesini
İçinde sindirir benim dağlarım.
Gülüşün bükülür aya değerdi
yüreğimde kalan paya değerdi
bu dünya serveti ne ki be gülüm
seninle içilen çaya değerdi...
Sadrıma çarpan o haşin rüzgâr
Senin yüreğinde yarım kalan türküler
Ellerin kadar sımsıcak, buğulu bir ah çek!
Maverâ'ya dokunur bizde hazin öyküler
Aşkın adı Nuh tufanı yâr, mahşere dek!
Anladım seni beklemek şimdi beyhude
Belkide çıkmazdım bende bu yola
bu sevda düşürdü derde sevdiğim
göz yaşıma düştü kanlı kuş tüyü
yad elde vurduğun yerde sevdiğim.
Buğulu camlardan kaç defa baktın
Belki sevda bir yenilginin adıdır
Eve ağlayarak dönen çocuklar gibi
Bir sevgi görse çığlıklar atan
bile bile bir yağmura tutulan
Gönül dağlarımda nazlı yâr gezer
Kamil’i erkânım; edep, ar gezer
Yüreğimde ince sızı var gezer
Saklıma bir yara düştü belli ki…
Ruhum gökyüzüne serilir gibi
Ben buralarda ne ararım?
ne kar tutar beni, ne güneş yaralar
mavi nehirler içime akar
konuşur tabiat konuşur en suskun çiçek
susmaz yaralı ırmaklar.
İçimde cevahir bir sır saklarım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!