Ne zaman senin şehirlerinden geçsem ürperirdim
Şakaklarımda ki mühürden tanırdın beni
Efsunlu başıma kar yağardı yaz ortasında
Senin gözlerinde demirden dağlar
Üşürdü engininde yamalı göçebeler.
Hüseyin'lere su verir miydin bilemem.!
Aklıma düştüğün zaman yâr
kirpiklerim yaşa döner
hasret vurur ara ara
tadım, tuzsuz aşa döner.
Biliyorum be umarsız
Çorak topraklara düşen
bir yağmur misali, serin
ömrüme düşen nihavent gülüşlerin
kaç ılık yaz saklar içinde
narin bakışların gökler kadar derin
Çınladı bir ses, koştu da duyan
Duymayanlar kaldı geri oldular
Kurtuldu Kuran'ın emrine uyan
Cümle şirkiyyattan beri oldular.
Kanatlandı bir nur zümrüt çağından
Bir seher vaktinde uyanıp,
Kırlara doğru koşsaydık.
Birbirimizin olmazsa olmazı olsaydık.
Her gün sevgiyle taşıp dolsaydık.
Arasaydık birbirimizi bulsaydık.
Keşke böyle olsaydı.
Bir sabah uyan saçlarını taramadan örmeden
kim bilir nerde son bulacak ömrüm
bir seni görmeden
Bir sabah uyan bu sabah başka olsun
bir ömürlük aşka olsun.
Bu dava ki hakikat'ın davası
Hu der toprak; dağı, taşı ovası
Bizim köyün sisli puslu havası
Çakallara tez görünüz kardeşim.
İçimize kurt düştü bilki gülmezem
Karşılaşsak bir otobüs garında
bir ıslak tebessüm dudaklarında
otursak seninle iki bardak çaya
gözlerim kamaşır bakarken aya
Konuşsak yine havadan sudan
uyansak bir nazenin uykudan.
İçimde kıvranır bir deli hüzün
Yazdım arzuhalim taşın üstüne.
Güneşin şavkını söndürür yüzün
Al yazmanı kaldır kaşın üstüne.
Bir sevda şarkısı, isimde sensin
Hakk'ın rızasına koşar er oğlu er
Ayırır mazluma, yüreğinde yer
Bir Hakk'ın zikriyle tüten gönüller
Sonsuzluk bezminde vara kavuşur.
Yağmurun ritminde saklanan zikir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!