Ah gönül, bir şu uçan kuşlara bak
Ne kadar özgür, ne kadar da uzak
Gök kuşağına dokunmasa da yâr
Bir özlem var içimde dağlar kadar.
Açılsa bulutlar, görünse mavi
Bir özlem ki karlı dağlar ardından
Ve mutluluk sökün etti yurdundan
Bi çaredir asil gönül derdinden
Yağmur vurmuş güneş doğmuş kime ne!
Yar ahıyla yüreğimi dağlarım
Saçlarımı sıyırıp geçer bir rüzgar
yapraklar kımıl kımıl
mevsim yine sonbahar
naza çekti belli ki nazlı yâr.
yokluğun ayaz, yokluğun dağlarda kar.
ıslak gözlerini çek denizlerden
Hapşırdığım da o mu konuştu derim içimden
adettir, gelenektir hep öyle derler
sevdiğine nispet ederler...
Sonra bir ah çekerim derinden
bir rüzgar eser sanki serinden
Aynı bardaktan içmek isterim çayı seninle
Dağların kalbinden süzülür sular
Bulanık başkadır, duru başkadır.
Baharın nabzında tüter arzular
Her gülün kalbinde arı başkadır.
Bir fırtınadır bu, kasırga birden
Bazen dalgın dalgın bakar insan
bir demli çaya
içimde o eski fırtına
ruhumda aynı maya
bir sabrı cemildir
ve susarsan çatlar kaya
Bazen dokunuyor kalbim zamana
Şimdi gözüm yaş tutmuyor sevdiğim
Bir ah çeksem kanım sıçrıyor kana
Akıl ziyan, baş tutmuyor sevdiğim.
Gözlerim maziden bir an dem aldı
Bazen sabahlara düşer gözlerin
fecri sadık gibi
bir kuşun kanatlarına dokunur dolunay
çoban yıldızı öper yanaklarından
ben hercai aşkına delice vurgun
damla damla yüreğimde sözlerin
Düştüm yârim yine senin izine
İster isen azad eyle yâr beni
Üşüdüm de beni yatır dizine!
Ter kokulu gömleğine sar beni.
Sevgi koydum yârim sefer tasına
Yad ellerde bir çıkmaz anda
Ömrüme düşen varım
Yaşama gücüm sevincim
Hayat pınarım
Sırtımı verdiğim
gül kokulu çınarım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!