Kalan ömrüm geçse bir seninle yar
eski bir evimiz olsa da yeter
olmasa bal şerbet, sanki ne çıkar
bardağım bir suyla dolsa da yeter
Sevda seçtirirken akla karayı
Sen vurur alır götürürdün beni
kanamalı saatlere sürüklerdin
gökteki kızıllık yere inerdi
bir sen vurur alır götürürdün beni
zaman dururdu gözlerimde
kuşlar kanat çırpardı benim için
Bir serçe olsam, pencerene konsam
Seni seyretsem yemek yaparken
vakit olsa da erken, gün dağlara düşerken
İçeri alır mıydın, ellerinle su verir miydin?
Ellerin ah ellerin, en ılık yazdan kalma ellerin
Selamsız sabahsız boynumu büktün
Yüreğimin içinde en ağır yük'tün
Bir yük ki gülden hassas dağlardan ağır
Sonsuz okyanuslara beni de çağır!.
Hazin bir şarkısı bu belki sevdanın
Bir sevda büyürdü yüreğimde
kokusunda kendimi bulduğum
her çiçekte meftun olduğum.
kayıp şehirlerin türküsü gibi
ömrümün güzide ülküsü gibi
bir sevda büyürdü yüreğimde...
Kanıma düştü de çaresiz sara
Teessüfle baktım geçen yıllara
Ayrılık hasreti düşürdü nara
Hüzün değdi saf güllere sevdiğim.
Sen kanda kırmızı sen çatal karam
Bir sevda değdi ki acısı peşin
Gözümde değişti adı güneşin
Özüme damlayan sevda ateşin
Bitmiyor bilesin yağmurdan sonra.
Eziklik miras kalsa da yapımda
Bir katre var sende!
Nisan yağmurlarından kalan
Buğulu bir ilkbahar misali
Tek hece gibi boğazıma tıkanan.
söyleyemediğim, sırrına eremediğim
Çöllere düşen yağmur misali
Süzülürsün damarımdan kanımdan
seni sevdim, sana kandım sevdiğim
dilimde ki tütsülenen anımdan
her nefeste seni andım sevdiğim.
Şu ötüşen kuşlar kara sevdamı
Her gün yüreğime vurur da gider.
Gözümde ay yüzlü resim belirir
Hayalin karşımda dururda gider.
Bir kordu içimde tüter sessizce




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!