bıraktım yakasını içimdeki esrarın
meçhul bir firkate akıpta gitsin
dokunsun sevgilinin aziz ruhuna
benide ardınca yakıpta gitsin.
yağmur yağmur dedim sele varınca
Bir asi yağmurdu gözlerime dolan
Kevserdir gözlerimin nemi sevdiğim
Yüreğimde bir meçhulde kaybolan
Bilmem, bu kaçıncı gemi sevdiğim?
Ben bir aşka düşmüşüm
ama seninle başka düşmüşüm
sende suskunluk bir ketum dil
benim elimde bir ıslak mendil.
Şimdi övün eserinle
Ne selâmın gelir ne de sabahın
Yıllar böyle akar gider sevdiğim
Bir ateşti dilime düşen ah'ın
Kara sevda yakar gider sevdiğim.
Vuslat desem muhannet ki sır ama
Bir hüznü cemildir bu sevda
Bir ayaz kesiği değil bu yara
bir yangın sonrası görülen kan uykusu
bir kan tutması deniz ortasında
yüzme bilmeyen acemi çocuk gibi yüreğim
bir bıçak kesiği misali
Bir eflatun gecede unutmuştun ellerini
ben buldum.
sıradışı bir yazdı vakit ayazdı
Bir gül kangren olmuştu ben bulmuştum.
yağmur kristallerine düşmüştü gözlerim.
ben en çok o gülüşünü özlerim.
Kayıp mevsimlerin bir adı sende olmalı
Ah yârim kaç asır geçti ben sensiz olalı?
Düşer kiraz bahçelerine dudağından süzülen kan
Bir eski türküydü gözlerinde saklanan
sakladım seni en mahrem sayfamda
Ey içimde mecalsiz titreyen can!
Bir gölgenin ardındaki aydınlık
sızar yürek penceremden
basamak basamak...
hep istikbale kilitlenir insan
nasıl bir şeyse yaşamak?
Gönül ikliminde düşerken derde
Sessizce yürekten tütüver gitsin
Bir sadık toprağa kalbini ver de
Bir çiçek misali bitiver gitsin.
Bir gün olur öldüğümü duyarsan
Kefen değil, al yazmana sar beni
Hak izniyle dirilirim, belki de
Bir kez olsun gelip sesle yar beni.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!