Gönlüme düşen ah, o asil yara!
nasıl yara ki meydan okur yıllara
ben seni her lahza da hatırlarım
yağmur kokar nisan gibi satırlarım.
Yâr seslensem, kim sesime ses ola?
Bu gönül gözümden baktımda suya
neler yazmış yine yar gizli gizli
ay ve güneş dalmış derin uykuya
saçlarıma yağar, kar gizli gizli.
Bazen ki bir kıymık aklımı tıkar
Gösterme kalbinde kanayan yeri
Besmeleyle yıka, sar baki olsun
Koru yüreğinde saklı cevheri
Gönlünde sevdiğin yâr baki olsun.
Hayat, inişli çıkışlı bir vaha
Gönlüne düşerken bir ney-i neva
Kalbini ateşte dağlar getirir.
Haktan iste çıkmaz derdine deva
Dermanı zincirle bağlar getirir.
Susuzluk ruhunda, susuzluk elem
Sarp dağlarda kalsa, çaresiz yine
Gönül aşktan hiç bıkar mı sevdiğim?
Aşkın etrafında olmuş pervane
Yörüngeden hiç çakar mı sevdiğim!.
Anladım ki işte saf sevda budur!
Allah bile sevmez cimri olanı
Misali iştahı piton yılanı
Gördünüzmü siz hiç baki kalanı
Nicesi toprağa karıştı gitti.
Yetmedi bu dünya onlara dardı
Yağmur yağar yağmur içime
gözlerimi dikerim semaya su dolar gözlerime
süzülür içime damar damar hücre hücre
geçen koca yılları erittim gönül potam da
içimde solmayan bir gül bitti adın diye
suladım solmasın yıllarca bıkmadan usanmadan
Cevahir ki ağır değildir gülden
Gönül terazini kur vefa göster
Biri sevmiş ise seni gönülden
Bir kez hatırını sor vefa göster.
Cevapsız bıraktım her şeyi
Altın sandığım, bakır çaydanlık
Hani bakır kokusunu da severdim ya!
Altına tutardım bardağımı
Her şiiri yazdığımda
Ölümü de özler insan
Güneşe gülümsemiş olmalısın ki yar
erimiş en zorlu dağlardaki kar
güleç yüzüyle bakıyor bu sabah güneş yer yüzüne
ben bir cuma sürüyorum içimde ki hüzüne...
Sonra güneşin yanaklarına şiirler bırakıyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!