Bir serçe olsam, pencerene konsam
Seni seyretsem yemek yaparken
vakit olsa da erken, gün dağlara düşerken
İçeri alır mıydın, ellerinle su verir miydin?
Ellerin ah ellerin, en ılık yazdan kalma ellerin
Selamsız sabahsız boynumu büktün
Yüreğimin içinde en ağır yük'tün
Bir yük ki gülden hassas dağlardan ağır
Sonsuz okyanuslara beni de çağır!.
Hazin bir şarkısı bu belki sevdanın
Bir sevda büyürdü yüreğimde
kokusunda kendimi bulduğum
her çiçekte meftun olduğum.
kayıp şehirlerin türküsü gibi
ömrümün güzide ülküsü gibi
bir sevda büyürdü yüreğimde...
Kanıma düştü de çaresiz sara
Teessüfle baktım geçen yıllara
Ayrılık hasreti düşürdü nara
Hüzün değdi saf güllere sevdiğim.
Sen kanda kırmızı sen çatal karam
Bir sevda değdi ki acısı peşin
Gözümde değişti adı güneşin
Özüme damlayan sevda ateşin
Bitmiyor bilesin yağmurdan sonra.
Eziklik miras kalsa da yapımda
Bir eflatun gecede unutmuştun ellerini
ben buldum.
sıradışı bir yazdı vakit ayazdı
Bir gül kangren olmuştu ben bulmuştum.
yağmur kristallerine düşmüştü gözlerim.
ben en çok o gülüşünü özlerim.
Kayıp mevsimlerin bir adı sende olmalı
Ah yârim kaç asır geçti ben sensiz olalı?
Düşer kiraz bahçelerine dudağından süzülen kan
Bir eski türküydü gözlerinde saklanan
sakladım seni en mahrem sayfamda
Ey içimde mecalsiz titreyen can!
Bir gölgenin ardındaki aydınlık
sızar yürek penceremden
basamak basamak...
hep istikbale kilitlenir insan
nasıl bir şeyse yaşamak?
Küela kuşlarının su içişini seyrettim
gözlerinde...
bir cennet mavisiydi gülüşlerin
mavi bir bulutun kanadı dokunmuş semaya
bir kanadı öpmüş dağ doruklarını
güneş selamlıyor dağların karını
Gönül ikliminde düşerken derde
Sessizce yürekten tütüver gitsin
Bir sadık toprağa kalbini ver de
Bir çiçek misali bitiver gitsin.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!