Gideceğim buralardan bir şekilde
ister yalnız, ister gözü yaşlı
istersen, sen yüreğimde gel
olmasın sarp dağlar engel
elinde bir yaban gülüyle gel
yerin hazır, üşütmem seni
Tarihe baktım da dedemle geldim göz göze
Düşündüm layıkmıyım içimde demlenen öze
Var mı bir ihtiyaç, bir başka söze?
Giderim giderim maziye doğru...
Ey ferasetsiz gözlerim, tarihe bir bak!
gönlümde uyanan güvercinlerin kanatları kurşundan
dağları taşır diyar diyar mecnun ülkesine
ben ne çekerim Leylanın nesine
dağlar tünemiş sevda ülkemin sinesine
Gönlüme düşen garip gülistan
dudağında saklı güllerin hani?
bezm-i elest düşer inkişafına
ruhuma damlayan dillerin hani?
Biçareyim geçti gençlik çağlarım
Gönlüme düşen ah, o asil yara!
nasıl yara ki meydan okur yıllara
ben seni her lahza da hatırlarım
yağmur kokar nisan gibi satırlarım.
Yâr seslensem, kim sesime ses ola?
Bu gönül gözümden baktımda suya
neler yazmış yine yar gizli gizli
ay ve güneş dalmış derin uykuya
saçlarıma yağar, kar gizli gizli.
Bazen ki bir kıymık aklımı tıkar
Gösterme kalbinde kanayan yeri
Besmeleyle yıka, sar baki olsun
Koru yüreğinde saklı cevheri
Gönlünde sevdiğin yâr baki olsun.
Hayat, inişli çıkışlı bir vaha
Gönlüne düşerken bir ney-i neva
Kalbini ateşte dağlar getirir.
Haktan iste çıkmaz derdine deva
Dermanı zincirle bağlar getirir.
Susuzluk ruhunda, susuzluk elem
Sarp dağlarda kalsa, çaresiz yine
Gönül aşktan hiç bıkar mı sevdiğim?
Aşkın etrafında olmuş pervane
Yörüngeden hiç çakar mı sevdiğim!.
Anladım ki işte saf sevda budur!
Bu gönül yolunda tut ellerimden
selamı sabahı kesme sevdiğim
bir gizli sancı ki vurur derinden
ses verde sesini kısma sevdiğim.
Ay düşmüş geceydi içimde yerin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!