Aslında
Sevda şimdi geçiş faslında
En güzel aşık ırmaklar dır aslında
hep akarlar denizlere doğru
hep verirler, almazlar
yaralı nehirlerin türküsüdür
Karanlık sustu gün açtı bir ara
Güneşim koynunda üşüdü bahar
Toprağın dudağı değdi yağmura
Zümrütler yeşerdi gül alevlendi.
Bu akşam duama düştün de yine
Cümleler Sema’ya yol olur anne
Ruhum bürünür bir safir rengine
Dilim kilitlenir, lal olur anne...
Merhamet şehrinde bir gonca iken
An olur, unutamazsın
An olur, ağlarsın
göz kapakların açılırda
iz olur gamzelerinde
yüreğinde sakladığın duaların
diline düşer kanatlanır semaya doğru
Getirmese de seni güneş, yağmur dolu bulutlar
Belli ki bu sükût hoşuna gitti nazlı yar!
Dağlar kilitlense olsa da önümde zırhlı duvar
Beklerim seni ben mecalsiz, mahşere kadar.
Araf'a düşer yolum, akıl ki azat serde
Ah sevdiğim ah, yüreğimde tüten kadın
dilimden düşmez buğulu adın
bende istemedim böyle olmasını
çekerim yıllardır sevda yasını
ne akşamı bulur iç çekişlerim
ne de gün ortasını. ..
Aralansa bulutlar görünse mavi
benim gönlüm turnalar'la müsavi
seninle yüreğimde huzur
hayat bir başka serin
kim bilir hangi kitaba dokunur
bir çay sıcaklığı kadar ellerin.!
İnşiraha değen gönül gözümde
Al meyveye durmuş daldı sevdiğim
Her bir şiirimde, her bir sözümde
Gönlümden süzülen baldı sevdiğim.
İçimde ki yankı aşkın nara'sı
Arayış - arayış, hep perde perde
Hayat cevherini gören göz nerde?
Hakikat nurunun yandığı yerde
Her mevsimde açar gonca gül demiş.
Can veren o, her canlının yüzüne
Artık vakit çok geç, kapat gözlerini!
Zaman koptu yerinden kırdı zincirlerini
Artık topla tası tarağı, keşke'lerini
Gölgeler uzamış gün aşmak üzeredir.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!