Üstünden kaç bahar geçti, sayamadım,
Kaç sonbahar vurdu kalbime, dayanamadım.
Bir bakışın vardı, unvan gibi taşıdım,
Ama sen, sen bana hiç bakmadın.
On yıl öncesiydi, film gibi aklımda,
İçimde bir sızı,
Bir özlem var,
Hasret denen o duygu.
Sorma neler oluyor,
Neler bitiyor bir anımda,
Sorma bana,
Seni düşününce gözümden bir damla yaş dökülür yastığıma,
Ve ardından gelir binlerce sessiz hüzün damlası.
Sonra yastığıma kafayı koyamam,
Gözyaşımdan başka, uyku konuk olmaz rüyalarıma.
Bir uzak yoldu, gelemediğim,
Kalbim hep yanında,
Bedenim uzak bir yerde,
Gidemiyorum, gidemiyorum.
En güzide halinle, en güzel ruhunla,
Üzülüyorum, geçmişim için.
Zaman, eski bir fotoğraf gibi soldu gözlerimin önünde.
Etrafımda, beni anlamayan yüzler,
Her biri kendi gürültüsüne dalmış,
Ben ise sessizliğin içinde,
Bir köşede kalmış cümleler gibi yorgunum.
Vazgeç dediler bu sevdanın yolundan,
Dön dediler, yol yakınken arkandan.
Etme, eyleme kendini hazana,
Unut dediler, bırak artık anıları.
Düşündüm gecelerde, sessiz ve derin,
Vazgeçilir mi senden
Aşkla baktığım gözlerinden
Dudağındaki o çileğinden
Açamadığım bedeninden
Teninle yanar her gecem
Vazgeçmek kolay geldi sana
Bırakıp, gittin beni
Yaşamakla soldurdun dalımı Söyle,
Yıllar geçti, geçti zaman
Anılar senle dolan
Karşı masada otururken gördüm seni,
Her zamanki güzelliğinle büyülüyordun her yeri.
Gözlerimi senden alamıyordum,
Gözlerimiz birbirine değdiğinde,
Yarımı aldın benden,
Önce boş bir sayfaydı kalbim,
On dört yıl önce.
İlk kalemi sen seçtin,
Ve sonra?
Ağır ağır dolmaya başladım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!