Her defasında, başkalarının dizelerinde filizleniyor suretin
Sönmüş lambaların titrek ışığında.
Seninle yanıyor her sözcük,
Bir şiirin kıyısında, usulca seni çağırıyor.
Nereye baksam
Muradımı beklerken bugün,
Kimi devran kimi hicran,
Bugün de son buldu,
Sen beni sevdiğin günden beri aşığım sana.
Sen ki dünyalar güzeli ey peri,
Arayıp bulmak ne zormuş seni,
Şimdiye dek hangi ağyar ellerindeydin, sevgili?
Ben, zerrene muhtaçken
Yıllardır süren sevgim git gide artıyor.
Eksik kalıyorum sana ben;
Bir kere sesin için bin kere ölür bu beden,
Her saniye, her gülüşüm,
Mutluluğum.
Gittiğinde öldüğüm ömrüm.
Laflar aşık, titreyen,
Derdimi anlatsam ıssız gecedeki ay’a,
Neye yarar, ışık olmadıktan sonra?
Görmesem daha iyi şu anki şemâlini,
Ne feryadım incinsin, ne gözlerim, sen kan ağla.
Neler vermedim sana, neler...
“Gel” dedin gelmedim mi?
“Sev” dedin sevmedim mi?
Neler verdim, neler tükettim de
Yine de yetemedim mi?
Bir gece ansızın düştün rüyama,
Göz pınarlarımdan sessizce birkaç damla aktı.
Ne gördüm hayalimde, bilmiyorsun.
Bilseydin, ben sana nasıl yenilirdim?
Seni düşündüğümde
Ne yaptım ki sana ben, bırakıp gittin?
Kala kaldım sessizliğe, içimde
Ne yaptım ki sana ben, söyle neden?
Sustum sadece, yakalandım karanlığa.
Oysa bir zamanlar sevmiştik birbirimizi
Kış bahçelerim gri bulutlarla doldu,
Yağmur yağmasa da olur…
Varlığını tenimde hissederim
Konuşmasan da olur,
Dinlemesen de olur.
Hayalimde göz yaşlarım dökülüyor,
Yazsam mı yazmasam mı bilemiyorum.
Bütün dertler üst üste geliyor,
Ölsem mi kalsam mı bilemiyorum.
Bu durumu görünce dayanamıyorum,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!