Kalmadı artık işim bu dünya denen yerde,
Cennet beni bekler,
Sormazlar halimi, nedir derdim.
Cennet beni bekler.
Artık vaktidir, bu saat, bu gün, bu gece,
Ömrümün bu güzel günleri seni düşünmekle geçti,
Hep duygularım coştu, ama yine de ömrüm geçti.
Her an seni yaşadım, her nefeste adını fısıldadım,
Zaman durmadı, akıp gitti, ben hep seni aradım.
Kalbimde saklı kalan umutlarla yaşadım her günü,
Önce keder,
Ama artık kader.
Sana yaptıklarım yeter,
Seni sevmek, seni özlemek,
Buraya kadar.
Her şey bir rüya gibi gelip geçse de gönlümün derinliklerinde,
uzak diyarlardan kopup gelen bir fırtına esiyor.
Özlüyorum seni.
Ufka doğru yöneldim, belki bir an görebilirim diye.
Dumanlarla örtülmüş gönlümün ışığında bile
Bugün günlerden Perşembe,
Saat gece yarısı on beş dakika,
Elimde sigaram,
Omzumda paltom.
Sigara içerken sana bakıyorum,
Kanun tellerinden yükselen nağmelerle,
Köprünün ortasından doğan ayı seyrediyorum,
Seni düşünerek.
Ve herkes eline almış fırçayı,
Tuvale resmediyor doğuşunu,
Ne geç gelir bu son, ne de erkenden çöker,
Bir sis gibi sarar da hayâli bile söker.
Zaman, kırık bir ayin, içimde suskun ezel,
Ve her nefes bir ima: “Gelir, dokunur, över.”
Her şey bir rüya gibi gelip geçse de gönlümde
Farklı diyarlardan bir duman büründü yüreğimde
Sessiz çığlıklar sarar gecemi,
Yıldızlar bile suskun, düşlerim kadar derin.
Bir an gelir, rüzgârla savrulur hüzünlerim,
Dün gece,
Gördüğüm rüyamda
Ellerinde iki kızınla yürüyordun.
Bir sokakta kalakaldım,
Düşüncem, gözlerim,
Hepsi seninle doluydu.
Başka sahillerin hikâyelerine bakarak bekliyoruz aşkımızı,
Bizim gemimiz hâlâ limanda,
Rüzgârın yönünü değiştirmesini bekleyen iki yolcu gibiyiz.
Bir dilek var Tanrı’dan,
Sanki gökyüzüne fısıldanmış,
Yıldızlar bile duymuş.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!