Alışkın değildim hiçbir zaman,
Bir vedanın kalpte yankı bırakan sessizliğine.
Terk ettiğin o günden bu yana,
Asılı kaldım o sokak köşesindeki çukurda,
Geçmişin gölgesinde, unutulmuş bir hatıra gibi.
Ne gelirse senden gelsin istedim,
Sağ ol.
Hayatımın bitimini sen gösterdin.
Yaşarken ölmeyi,
Senin gözlerinle gördüm.
Dilinle söyledin,
Yeşiller içinde bir gül,
Gül içinde bir cennet,
Cennet içinde bir melek…
Döndü,
Elini uzattı tuttum.
Senin resmine bakınca dolar gözlerim,
Ela gözlerin ay gibi,
Hilal kaşlarınla süzülür geceme.
Bir bilsen ruhumda neler olur,
Bir bilsen içimde kaç ömür geçer sessizce.
Kalbim sana sığınır her bakışta,
Büyük denizlerde hayat bulmanın izi,
Her sokakta ışık saçan sevgili.
Sen İstanbul’sun
Ben ise sana vuran küçük bir sahilim.
Giremediğim denizim,
Oturdum, sensiz bir başıma,
Baktım, hüzünlü ışıkların derin yüzüne.
Vehmimdeydin ve ben, yine seninleydim,
Sen yoktun yanımda.
Gözyaşlarım doldu senin adınla,
Sana yazmadığım iki çift söz bulamadıktan sonra
Şair olmamın ne önemi var?
Her mısra, dudaklarımda eksik bir nefes,
Her kelime, senden ödünç alınmış bir sessizlik.
Kâğıtlar beyaz değil artık,
Ruhumu dağlar sensizlik,
Üzerinden yıllar geçse de ben hâlâ seninle,
Kimse bilmez sana yandığım geceleri,
Kimseler duymaz içimden kopan feryadı.
Bilirim düşlerinde kimi gördüğünü,
Anlatır sana özlemimi gözlerim,
Ben her iki cihanda seni isterim.
Ne bir dilim ekmek, ne de bir yudum su
Adınla doyarım, sensizsem yokum.
Bu tren nerede duracak, kim bilir?
Kan damarlarıma sığmaz oldu hüzün,
Hücrelerim, sessizliğini haykırıyor artık.
Tabii ya
Sanki dünya benim etrafımda dönüyordu,
Ne olacaktı sanki?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!