Kızıl ufuklar gibi uzanır dudakların
Akşamın o temiz ve rüyalı tenine
Bakışlarını gözlerimin ortasına bıraktın
Eritmem için kalbimi ellerine
Deniz meltemi olup dağılırım ruhuna
Gecenin karanlığı kaplar tüm saatleri
Rüyalar ve kâbuslar birbirini içer
Kalbimden başka zırhım yokmuş meğer
Hatırlamamak ne kadar zor tutuşan o elleri
Çare olur mu çağırmak o mavi denizi ?
Kıymetli dostum Ali Şenses'e
Geldim,yamaçların ve dağların yalnızlığını
Omuzlarıma bir apolet gibi takarak
Ve şehrin keşmekeşine bulanarak geldim.
Tenimi bir bayrak gibi sallayarak
Gözlerimde inatçı ve kindar bir karabasan
Tenimde ilmik ilmik düğümlü bir çözülmez büyü
Kalbim, ayıramaz artık iyiyi ve kötüyü
Çare olmaz dudaklarını şehvetle tenime dağıtsan
Şair Paul Valery’e
Bir çağrı baştan sona kaplayıverdi kalbi
Geceyi iplik iplik dokuyan o ince duygu
Güneşi sabaha dağıtan o ses nerede şimdi?
Saçlarını yağmurla yoğuran sonbaharlar
Denizi yaza müjdeleyen yüzün nerede şimdi?
Gül rengi bir hatıra kadar güzel ve sevdalı
Ve batan bir güneş gibi dudakların nerede şimdi?
Dehlizler kalbinin yanında bir güneş gibi kalır
Şeytanlara ceza diye sunulurdu yüzün
Ölüm kuşları, saçlarına bir yuva gibi dağılır
Üzerine doğmaktan mahcup olurdu gün
Rahmet taşıyan o güzel bulutlar bile
Dudaklarını sevgilisinin teninde unutup
Düşüvermişti yola geceyi keşfetmek için
Denizi gölge gibi anbean yanında tutup
O şairâne ilhamlara esir olmak isterdin
Bir acı gibi soğuk, bir acı gibi mutlak
Karanlık şehirlerin gizemiyle ruhunu süsleyen
Bir hayta,bir şair ya da bir gece rençberi
Olup yürürdüm yıldızlı gökleri yoldaş bilerek
Sessizliği sinemalara yakıştırmayıp
Hayatıma bir kokart gibi takmak
Yalnızlığa bir kadeh esrikliği katmak bana mahsus.
Geldim,gecenin bir yarısı yıldızları ve dolunayı
Kendi yazgıma şahit tutmak,
Kentlerin o amansız ve hayasız davetine
Tenimi rehnetmek için.
Uzun yollardan, ıssız iklimlerden geldim
Uzakları yakın eylemenin ne hayâli




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!