Satınca her şeyi
Harcanmadık malzeme kalmayınca
En son ben kaldım ellerinde
Sivri
Kristal bir soğukluğa dönüştü her sözün
Yağmur yağmış
Hava yine siyaha çalan gri
Kim bilir kaç âşık ağlattı bu şehir
Kaç Aşk eskitti
Yıllarca arayıp durduğum
dünya da hastalandı sanırım,
yoksa içinde bu kadar parazit barındırmazdı.
sürgün müdür her zaman gitmeler?
insan hiç bulunduğu yerde kaskatı kesilemez mi?
bedeni oracıkta yok olup,
ruhu uzak diyarlara göç edemez mi?
Sen; kendi zamanında bile
Kaybolmuş, hüzünlü bir Aşk şarkısı
Hep kendini arayan
Zor yolculukların, düşler kırığı
Hayat işte, en çok seni anlamasını beklediğin insanlara karşı tepkisiz kalmayı öğrendiğinde farklı bir boyut kazanıyormuş
Öyle bir susuyormuş ki insan, söylenecek sözlerin tükenmesinden değil, derin bir içsel kabullenişin getirdiği bir sessizlikmiş bu
Hiçbir şeyin anlaşılamayacağını, size yaşattıkları bir çok duygunun sözcüklerle açıklanamayacağını fark ettiğiniz an bitiyormuş kendinizi açıklama çabanız da
Farkında değil fırtınaların
Dışarda hazan mevsimi var
Titriyor
Onu arıyor
hani diyordun ya;
yalan söyledim sana.
söyle!
ben hazırım,
her yalanına inanmaya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!