Gün batımına döndüyse eğer gözlerin
Yağmurlu bir gecede
Serilerek gökyüzüne
Son bir kez daha öpüşmeliyiz o sahilde
Kaçamıyorum yakamozlarından
Kaç gecedir gözlerimi sana kapatıyorum korkuyla karışık
Bilmiyorum
Bildiğim tek şey
Uyur uyumaz içimde bir yolculuğun başladığı
Takıp aklımı düşlerime
Sürüp aşk kırmızısı rujumu
Kıyıdan bakanlara göstermez Deniz
Derinliğini
Bir içimlik suda bile
Boğdurur bilmeyene kendini
Eğer sevdiğiniz insana karşı gururunuz kazandıysa
Muhtemelen siz kaybetmişsinizdir
Özlem SABA
Bir ilişkideki en büyük denge sanırım güvenmiş. Sadakat, hoşgörü, arzu, tutku vs. Gibi duygular kişinin kendine olan sevgisi ve beklentileriyle ilintili bir talepken, güven öyle bir şey değilmiş. Güvenin bir karşılığı ya da bedeli yokmuş. Onun sadece virgülleri varmış. Her şeye rağmen seni seviyorum diye bilmekmiş kişiyi güvende hissettirebilmek. Bazen bir ilişkide ağırlıkları alan taşıyıcı kaya hep bir tarafken, diğeri zayıfladığında öbürünün kaya olabileceğine, her şeyi sırtlayabileceğine inanmakmış gevende hissetmek. İşte bu yüzden bütün psikanalisttik söylemlerin başında hep güven gelir, (Buna aslında barınabilme, her şeye rağmen varlığını o şeyde sürdürebileceğine inanmak da denebilir) Çünkü bir birliktelikte kimse birbiriyle sürekli mutlu olmaz ya da bulutların üzerinde dolaşmaz. Gelgitler, kırgınlıklar, çatışmalar, mesafeler ve daha bir çok şey girebilir araya. Fakat bunun sonucunda kişilerde kendiliğinden kaybetme duygusu gelişiyorsa kişi kendini güvende hissetmiyor demektir ve bu sağlıklı, devamlılığı mümkün olan bir ilişki değildir. Çünkü en nedensiz ve beklentisiz anne ve babaları sever insanları. Neden? Çünkü şartlı bir sevgi değildir o. Koşulsuzdur, tartışmasız ve mutlaktır gerçek sevgi. İşte böyle bir dengeyi yakalayabilen birlikteliklerde asla sarsılma olmaz ve 'en'lere ihtiyaç duymaz. Çünkü 'en' ler çok sevilen olduğunu bilir kişi.
Deme ki ne imiş; kişinin kendinin, duygularının veya birlikteliğin güvende olduğunu hissedebilmesi bir ilişkinin en değerli olmazsa olmaz yapı taşıymış.
Bana, kendimi her şeye rağmen güvende olduğumu hissettiren ve de hissettirebilecek herkese selam olsun...
Sevgilerimle...
Söyle sevdiğim
Nasıl ayrılacağız biz seninle
Yeşil bir yaprak gibi, bir zamanlar
En çok biz yakışırken kuru dallarımıza
Nasıl kopacağız biz seninle
hep başka baharlara kaldı aşk.
güz kapımı çalmakta.
kapı gıcırtısında,
sararan yaprakların hışırtısında kulak.
Her yolculuk bir kuyuda biter olmuş
Sanki kara kara büyüler yapılmış insanlık üzerine
Nereye baksak avcı kaynıyor
Ve en erken Aşk’ı dökmüşler pazara
İnsanlık, üç kuruşa satılır olmuş belediye tezgâhlarında.
hiç kimse;
o da sevgiyi hak ediyor demediğine göre,
ya ben gerçekten hak etmiyorumdur.
ya da, ediyorum da haramiler vermiyordur.
yasal haklarım saklı duruyor mudur acaba?
Hak etmeyene bazen verilir ama geri alınır
Kimse isyan etmesin, kul hak etmediğini kendi görsün diye
Neylersin, hayat işte
Üzülme




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!