içimde kendiyle savaşan
ince, cılız bir ses.
keskin ucu bıçağın,
kanatır, ama fark edilmez...
ben sanki;
Mesafesiz ayrılıklar vardır
Mesafesiz birliktelikler
Uzak ya da yakın olmak kimin umurunda.
Mühim olan ne kadar hissedebildiğindir onu
Her gönül kendi Mey'inin sarhoşudur,
Ve hiç kimse, aynı derecede sarhoş değildir.
hayatımın müfredatını hazırlarken,
bana sormadılar ki,
programlarına uyayım…
sen kalbim!
daha kaç bahar arayacaksın,
elinde tuttuğun o solgun umutlarla güneşi.
çiçeklenir mi sandın bahçen.
içinde taşıyorken hüzünden çığları.
beni sana köle edecek sevgiyi
bir çırpıda vururum vurmasına da,
korkarım!
bu içimdeki seni öldür...
ve sen aşk,
İnsanlar korkuyorlar...
Çok korkuyorlar…
İnsanlar ‘ondan’ çok korkuyorlar…
Uzun uzun korkuyorlar...
Ey düşman eteklerine kadar ulaşmış Türk Milleti.
Ey o temiz bayrağını güve yemiş halk.
Kurdun bedeninde...
Ne duruyorsun.
Ne uyuyorsun..
Unuttun mu?
Ürkek bir ceylan, üşümüş, korkmuş üstelik.
Kaçmış insanoğlun hoyrat ruhundan.
Gezinip durur yalnızlığın buz dağlarında.
Dur, yapma!
Saklanma karlar ardına.
Bir ağacın düşmekte olan son yaprağı gibiydi,
Titriyordu.
Gerçekle yüzleşmek zordu.
Onca zaman kendini ağacın gövdesi sanmış ve yanılmıştı...
Oysa ki o;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!