Denizin koynunda saklı bir istiridye gibi
Sürüklenip dururum oradan oraya
Kıyılarım da oldu benim
Dinlenip soluklandığım
Sözlerim de oldu konuştuğum, laf olsun diye
Sussam unutacaktım sanki konuşmayı
Aşkı öğrendiğimde,
Artık başka bir şeyden bahsedemez olmuştum.
Sessizce köşeme çekilme zamanım gelmişti.
Her şeyden elimi eteğimi çekme vaktim.
Ben her şeyden kaçmaya çalıştıkça.
Ben dünyaya geldiğimde
Bütün maviler tutulmuş
Ve her şeyin bir fiyatı vardı
Ne su bedava
Ne hava bedava
Dedi
Duydum ki
Hepten kapanacakmış Dünya
Örtünecekmiş Gökyüzü
Çekilecekmiş Deniz
Tuttuğunu koparabilmek
İyi bir şeydir elbet
Peki ya
Tuttuğunu kopardıktan sonra
Sahip çıkabilecek misin ona
Kapatın gözlerinizi bayım
Şahsi mühimmat suçtur
Üstelik taşıma ruhsatınızda yok
Hem de kirpiklerinizde susturucu
Son ışıklarını da söndürdünüz hayatımın
Güneşim şimdi yıldızları sayıyor
Yılık bir kapıdan
Seyreder gibiydim Aşk’ı
Gözlerim
Gözlerine düşünce
Ve biri gelir ansızın
Vakit tamam der
Toparla etrafa saçılan tüm hayatını
Gidiyoruz der Kaptan
Henüz ben doğmadan,
Köleliğin tüm şartları hazırlanmıştı benim ülkemde.
Bir de doğacağımız coğrafyayı ve cinsiyetimizi tutturamayınca...
Sistemin dişlileri arasında un ufak olup ezilip gittik bir çoğumuz.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!