an olur ki,
anlar beni.
an-la-şıl-mak!
çok öte bir duygu,
sevişmek gibi...
Kaf dağının ardına varan Anka kuşu gibiyim.
Aynı anda hem bulunmuş,
Hem de kaybolmuş olan...
Ankara kalesindeyim,
bulutları yoğuruyor ellerim.
çiy taneleri oluyorum sonra,
düştüğünde beyaz bir güle...
Dokunmak istiyorum her şeye.
Kuşlara, ağaçlara, kediye, köpeğe...
Şiirlere!
Dokunmak istiyorum iyi insanların yüreğine.
Yoruldum anne!
Bu altında ayaklarımın titrediği yükü ne zaman verdi omuzlarıma.
Daha kanatlanıp uçamazken yuvadan,
Hangi ara karanlığa dokundu güçsüz kanatlarım.
çocukluğuma bile sığınamıyorum,
özleyemiyorum anne…
ellerimi al avuçlarına,
saçlarımı tara,
O an geldiğinde durur zaman.
Bir sessizlik kaplar , susturur daha da susmuşları…
Zamanın hangi anında kaldığını bile anlayamadan,
Zifiri karanlığın en merkezinde,
Her şeyin önemini yitirdiği,
Tüm seslerin kesildiği,
Büyük aşklar yok artık bayım.
Büyük adamlar da.
Büyük gemiler yakmak istiyor şimdi canım..
Büyük bedeller ödemek.
Acılar pusu kursa da yollarına
Acını dindirecek dermanı yine kendinde ara.
İçindeki mucizeyle haşr olmadıkça
Artık derman ne sende, ne de onda...
Bulutlar indi bugün yer yüzüne.
Anaların gözlerinde sağanak yağmurlar oldu.
Ses bile utandı kendi sesinden,
Dillerde feryada dönüştü.
Ciğeri yanmayan kaldı mı bu ülkede,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!