yıllarca saklandım durdum,
avcılar beni bulmasın,
vurmasın diye.
simdi size bir iyi,
bir de kötü haberim var
Göçebe yaşıyoruz be kardeşim.
Bir mülteciden bile göçebe.
Kendi vatanında lanetlenmiş,
Tedavülden kaldırılmış
Posta pulları kadar bile değeri olmayan.
Yaşamlarının kabusa dönüştürüldüğü,
Daha ne denir
Nasıl denir bilmiyorum
Ülkem acıyor
İnsanlığım acıyor
Yıllardır ufuk çizgisini dahi göremeyen insanlar,
Bana acımın rengini soruyorlar!
Nedenini, derecesini, dilini, dinini...
Öyle evrensel bir acının içindeyim ki.
Acımıyor artık
Kalp kırıldıkça
Ten aynı yerden defalarca vuruldukça
Yara, tekrar tekrar kaynayıp nasır bağladıkça
Acımıyor artık
Acı ve Hüzün
Dedi;
Acı gerçek
Hüzün tercih
O küçücük ‘aklının’ bundan
Bitti demeye bile aciz
Mecalsiz kalır bazı Aşklar kendi içinde
Çünkü can çekişir ama
Bir türlü söylenemez Aşk öldü diye
Aşk bizden yıldızlar kadar uzakta
Biz seninle Aşık olmamalıyız, sevgilim
Çünkü Aşk bize, Aşk kadar uzakta
Dağlarda kar bize uzakta
Yağmurda su bize uzakta
Aldatmalı dedi adam!
Bir uçurumdan yuvarlanmalı.
Varmalı o kör kuyunun dibine.
Belki yüreğin yanmalı.
Belki avuçların kanamalı.
soldu balkonumdaki çiçekler,
oysa çiçekçi kadın,
her mevsim açar demişti ...
içimdeki çiçekler de soluyor bir bir.
unuttum sulamayı ,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!