keşke ben de içip içip kaybolsam senin gibi,
ama nafile, ben o kadar kendimdeyim ki...
masanda biraz fıstık var,
bir paket sigara,
bir kupa da bira.
Bıraktığın yerdeyim
Kaç mevsim geçti dokunmayalı
Karışmayalı ruhuna
Dudağımdan öpememiştin giderken
Yağmur vardı, ıslaktı
düşler de bitti,
şiir de…
tüm sözler intihar etti bu gece,
ve aşkına söylenecek tek bir kelime kaldı,
o da, bitti!
Benim içimde sen vardın.
Senin içinde ben.
Bizim içimizde o.
Biz onu biz sandık,
Yanıldık!
şimdiye kadar kaçtığım tek şey benliğimdi.
benliğim şimdi, beni ele verdi..
evden bekliyorlarmış beni!
Aşk sularında bir ürkek ceylan.
Güneşle yıkanırdı her sabah,
Dalgalarla taranırdı saçları…
Tutmuşken sırtlanlar su başlarını.
Ve peşine düşerken aç kurtlar.
zordur beyaz olmak.
hiç leke almamak.
onca dala, yaprağa,
en zoru da,
dikenlere basa basa boy almak.
kanamadan,
Ey ressam!
Bırak fırçanı.
Ve dök boyalarını.
Dokunma o tuvale.
Bil ki!
Ateşle dans etmenin ilmini öğrenince,
Ateş bile küle dönüşür;
Sen Aşk’a varınca…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!