sanırım en iyi şiirimi bu gün yazmalıyım.
her şeyin anlamını yitirdiği bir evreni solurken,
başka neye tutunarak havada asılı kalabilirim ki!?
önceleri her doğan gün,
yeni güzelliklerin habercisiydi
şimdi;
amacını şaşırmış Güneş,
balkonda unutulmuş çamaşırlar gibi,
solduruyor sevgisizlik bizi...
hep borçlu yaşadık.
Suçlu!
daha ana rahminde bile kendimize borçlandık.
-kaderimize...
Sanki tüm sahne sizin.
Sahi,
Siz neden bu kadar mühimsiniz ki?
Sizi bizden değerli kılanınız ne?
Şımarık, beceriksiz, oyun bozan bir çocuğun ellerine teslim edilmişse Hürriyet,
İstediği olmadığında; 'bana ne! bana ne! ' diyerek
tüm kumdan kaleleri yıkmasıyla şekillenir gelecek..
Geliyorum!
Acının bir şeyleri öteleyişini seyrederek,
Azgın bir sırtlanın diş eti gıcırtısından,
Kayaların kan sızan aralığından ürkmeden.
Yolunu bulmuş bir kardelen gibi.
Doğruyu kurtarıp dolambaç kıyılardan,
yok pahasına bozdurdular beni.
umarım, elde elden ele dolaşmam...
'...ben böyleyim işte,
gidenle gidiyorum...
ya kalacak yerim yok
ya da tarumar ettirdim herkese...
gidesim var;
hiç olmadık kadar gidesim var.
anadan doğma, üryan,
soyunup da tüm ruhumu,
gidesim var.
Gidiyorum!
Aklım geri giderek.
Atmaya çalışsam da zihnimdeki tüm düşünceleri,
Ayaklarımdaki prangalar hatırlıyor tüm ezberlerimi,
Ben güvenilmez birisi değilim ama,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!