Bir kara gülle ve bir karamsar hiciv gömülü döşümde
Nasıl arzedeyim bilmem ki beş nehir akışını gönlümde...
Bakışları nehir akıntısı kadınları seveceksinki deli cesaretin dünyayı dize getirsin...
Yürek ağrılarım varmış, söyleyemediğim
Adaksız kıyamlar
Şeddeli sızlanmalar
Dilimi ağılayan akrep sokumları
Hançereme dayanmış İbrahim bıçakları
Umurumda mı.
Zamanı kanatan zalim bıçağın adıdır şu an ki halim...
Hani yavru kuş hasta olur da, soluğu kesilir, çaresiz kalır ya,
Hani kara şehrin buhranları ezgi olur da, neşter kesiği saatler çelme takar ya,
Hani yağmur ile şiir sevişir de baharında şifalanırız ya,
Bu bendeki şifa değil, ceriha...
Hüda'nın hediyesi...
haber salın şiir dilli o yâre,
zülfünü savurup gelse ne olur.
saldım efkarımı serin sehere,
narlar allanırken gelse ne olur.
yağmurlar bağladım ince tellere,
ey dağ çileğim
beyaz çiçeğim
dudağı körpe sevdiceğim
bal mumum
kadınım
nerdesin,
"seni seviyorum" derken, iki sözcükle binlerce şiir okurdum,
her şarkıda nefesi kesilmiş,
bin asır özlemiş,
güneşin doğuşuyla baharı g/örmüş gibiydim,
nerdesin
ömrüm
ne sayarsan say, yazamadım işte,
yazsaydım, sayfalarca şiir ederdi ellerin.
sevmek denilen sanatı ellerimle yapmak isterdim.
hangi aşk var ki yolu geçmesin cehennemden,
yağmurlar ıslatsın çatlayan çorağımı imbatlarla.
adını duyduğumda içimde uçuşan kuşlar,
yedi yolun birleştiği yerin ortasında,
ateşe verdim gövdemi.
bütün şiirlerimi içimin karanlığına,
hapsederek öldürdüm.
kaybolup gittim ruhumu çeken karadelikte.
gözlerimde iki ürkek bakış,
Eynime giydirilmş kara bir keder
Yaradan kul demiş, kuluysa beşer
Vurdukça sineye yaramı deşer
Ne umdurur beni, ne de öldürür
Kalemin sahibi Ervah-ı âlem




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!