kaç serap göçtü kızgın çöl kafesimden
kaç hicran düştü gönül penceresinden
sinemde yeşerdi, bar verdi ülvi bir dilek
soyut gizdi, sır ettim hayalin ötesinden.
rüzgârlar ritim tutar, mizansen sesimden
Moderinizmin geçici mutlukuğu bağımlılık yaptığından beri hasta değilim ama, İyi de değilim ...
Farkına varmadan yalnızlık hastası olduk.
Kimseden bir beklentim yok, kimseyi de artık beklemiyorum...
Bir dere kenarında yalnız başıma çay içip, radyo dinlemek istiyorum... Ö. Aydın
bülbülün figanı gülden m'ola
kondukça d/alına açılır yara.
sen onu dikenli çalı sanırsın
ecele tecelli hümeyra m'ola.
bahtı envarı şem'den m'ola
ben, senin mor buselerine tomur güller bıraktım,
süryani şarabı mı tattın kızıl dudaklarını çatlattın...
dalına küs düşmüş mor elmam
ahh kursağımda kalan sevdam
felek yolumuzu zül düşle kesti
dilerim düşünü gül etsin Mevla'm
Mor gülüşler uçurdum dudak uçurumunda
Kanadı kırık kuşların yarasını sarsın gönül burcunda
Ve türküler yaktım akşamın hüzün yüklü kızıl sesiyle
Bu şehre baharlar gelecek diye...
Ayak altında çiğnerken mağrur kibiri
Hırsız düşlerle zikrettim binbir fikiri
Suskunadır meylim, uykularım leylim leylim
Kuşlar gitsin, sen gitme...!!
Eyy gecenin mor gülüşlü şiiri...
Bir berzaha attım mağrur kibiri
Hırsız düşlerde zikrettim binbir fikiri
Şam çeliğidir meylim, uykularım leylim leylim
Kuşlar göçer, sen göçme...!!
Eyy gecenin mor gülüşlü şiiri...
Empati bilmeyene akşamın moruna gizlenmiş hüznü anlatamazsın...
---Beni unutma olur mu ?
Çünkü ben seni ezgi yüklü akşamların mor incisi gibi sevdim...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!