ahh türkü kokuşlum
anlatamam sözle
iğdeler çiçeğe dururken sana öldüğümü
bir bilsen günde kaç kez yanıp söndüğümü..
mesafeler var deme
çölde kum taneleri sayısı kadar hergün hayalini kurup içime gömdüğümü...
anlat nihan
biri kırmış yüreğini,
yer gök yıkılmış.
seni vicdanınla lanetlenmiş,
sözlerinle vurmuş.
her vuruşunda iki hançer havalanmış
Anlamayana söz neye yaraya
Bahar yeli iken döndüm yaraya
Çevirdim yönümü estim dağlara
İlacı saklayan Lokman ağlaya
türküler susta, kuşlar uykuda
minarede son sala
yüreğim avuçlarımda
üşüyorum anne...
anne dedikleri serçe yuvası
yel vurdukça dökülür ince sıvası
bulutta susku, uçurumda uyku
yürekte buz tutmuş şiir kıtası
Sonra bir bahar bakışlı girer
ansızın,
kalbinizden
içeri.
Eylül olduğunu unutursun
zemheri gülüşlü kızın...
Gönül Aralık'lamışsa hayat kapısını, bil ki yaşamından bir yıl daha ç/alınmıştır...
Düşlerin kırılmış, hayallerin yıkılmış, güvenecek kimsen kalmamışsa, bil ki insanlar seni çok acıtmıştır...
meçhule giden bir trenin yolcusuyken kendi
içimde,
gördüğüm her şey sana yaklaştırıyordu farklı biçimde...
beni, gurbet şiirlerinin makberinde arama...
gönlümdeki közün insafına sığınmış,
yaralı serçe gözyaşıyla,
gavur gecelerde sana yürümekteyim...
Ara sıra gel öyle haber vermeden,
Karınca kararınca,
Hava kararınca,
İsmini mırıldanırken,
Bir tutam kokunu sürün gel.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!