panjurlar yarı açık, güneş süzülüyor yüreğime,
ve, ben hala üşüyorum.
duvarda asılı resmine,
her gün düzenli gidip seni yazdığım,
kekeç alinin kahvesine küstüm.
dudağıma yamaladığım iyiyimler,
Karanlık bir zamandayken zaman,
Bir okyanus düşer içime, derin...
Daha ötedeyken güverikler, başucumda karabasan...
Kaybolurken ağır ağır,
Acılarım damar damar,
Martılar bana ağlar...
Menevşe tozuyla mevsim boyarım
Rüzgâr nefesine sözler dolarım
Ben seni her türlü yazardım amma
Zirvesi kar tutmuş dağda donarım
anneme anlattım deniz gözlerin
dikkat et be oğul boğulma yazmış.
gönlümün fermanı solar güzünde
dikkat et balözüm soldurma yazmış.
bu nasıl bir dilber, nasıl bir yar'mış
siz benim esrik, ayyaş yazdıklarıma bakmayın...
ben ufku ağlatan zaman,
öpülecek aşk bulamayan dudak,
yüreğe saplı budak,
göz kapağında kanayan yarayım...
........ve bir gurur uğruna öldüğümün yıl dönümüyüm.
vuslatı beklerken dil doldu hüzün
buludu kurusun şu gözümüzün
kapat, yüreğini kimse bilmesin
bir sevda uğruna öldüğümüzün
mahşere bıraktık biz sevdamızı
ölüyorum yâr, gör artık
sapladığın hançeri sevdim
sen, benden giderken sırf üzülmeyesin diye, yarama elim basıp güldüm
oldu mu şimdi bu, oldu mu.
senin için azraille dost oldum, ölüm'ü sevdim
yaralar henüz sarılmamışken
sevdiklerimiz defnedilmemişken
Hatay'dan bir haber geldi,
yarama elim basıp ağladım
oldu mu şimdi bu Hatay'ım, oldu mu.
ey gözlerimin buğusu
eğreti telaşlarımın aymaz süngüsü.
aykırı direnişler büyüttüm,
saydım birer birer, kırk parçaya bölündüm.
hep sana
hep Sani yüksündüm
Biz, aynı pınarın suyu,
Aynı dağın çiçekleriydik.
Yetmiş bin renkte açardık.
Ağlaşsak gök yırtılır,
Haykırsak dağlar yıkılırdı.
Bir dağ yamacında,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!