Dün ambargo vardı, kuyruk vardı, kriz vardı,
Ama ekranda Karaoğlan’la Çoban Sülü yan yanaydı.
Biri şapkayı kaptırmaz, öbürü güvercin uçururdu,
Mizah dergilerinde liderler halkla buluşurdu.
Geldiğinden beri bizim sokakta,
Gün seninle başlar, seninle biter.
Ne güneş batınca ne de şafakta,
Gün seninle başlar, seninle biter.
Kıvılcımdan bir zekâ,
büyüleyen bir kalem.
Güzelliği derin bir sessizlik,
sözü ise bir tufan.
Gece, yorgun omuzlarından bir kefen gibi sıyrılıyor.
Uyku değil bu, baygın bir düşüş.
Ilık bir çukur.
Saçlarına düşen her kuru yaprak,
Eski bir günahın vedası gibi.
Avucunda duran o kızıl elma,
Cennetten çalınmış bir tılsım sanki.
"Juan Manuel Machuca'ya"
İşittim avazın, yaram depreşti,
Bakma güldüğüme, bende de dert çok.
Gönül bir bilinmez çıkmaza düştü,
Uzaklar perde perde aramıza set oldu,
Sensiz geçen gecenin bitmesini dilerdim.
Sana doğru attığım her bir adım dert oldu,
Ben seni yollarında özleminle severdim.
Kadir kıymet bilmesek de,
Hastanemiz, yolumuz var.
Girmesek de, geçmesek de,
Hastanemiz, yolumuz var.
Hayal değil buradasın, yanı başımda yerin,
Dağıldı tüm bulutları içimdeki kederin.
Bitti artık o yokluk, o sitemkâr, o derin,
Ruhuma can katıyor gözlerindeki yeşil.
Dünyamda
düşünceler ile hayaller arasında
ince bir sarkaç gibi salınır kalbim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!