Kulak veren çıkmaz, bir cılız sese,
Gönül bir hancıdır, ser de bir darda.
Ömür bağlanmışsa kör bir hevese,
Seni anlayan var, yar da bir darda.
Aç pencereleri, bak, hayat fışkırıyor dışarıda!
Göğsümde deli bir nehir, sığmıyor artık yatağına.
Kuşlar kanatlarında taşıyor gökyüzünün sevincini,
Bas ayaklarını toprağa, hisset o devasa nabzı!
Seni aramaya gelmedim.
Evinde unuttuğun gölgeni almaya geldim.
Artık adını pencerelerden içeri sokmayacağım.
Duyma sağır fısıltıyı, sevgim sağlam yerinde
Fırtına sert esse de sarsılmaz en derinde.
Adın kazılı kalbimde, her nefeste dilimde
Fırtınaya rağmen kök salan çınarım ben
Duyulur feryadın dur hele gardaş,
Sanma ki bu devran hep böyle kalır.
Gönlünü geniş tut, sabreyle dinleş,
Yürekte yangınlar elbet durulur.
Dağları yırtıyor içimdeki bu deli, bu devasa tufan!
Gök gürlüyor mutluluktan, şimşekler çakıyor kanımda.
Güneşi emiyorum gökyüzünden, sığmıyor göğsüme bu can,
Kâinat tutuşmuş dönüyor sanki, tam şu an yanımda!
Gece, yorgun omuzlarından bir kefen gibi sıyrılıyor.
Uyku değil bu, baygın bir düşüş.
Ilık bir çukur.
"Juan Manuel Machuca'ya"
İşittim avazın, yaram depreşti,
Bakma güldüğüme, bende de dert çok.
Gönül bir bilinmez çıkmaza düştü,
Hayal değil buradasın, yanı başımda yerin,
Dağıldı tüm bulutları içimdeki kederin.
Bitti artık o yokluk, o sitemkâr, o derin,
Ruhuma can katıyor gözlerindeki yeşil.
İlk akşam çökmeden günün üstüne,
Hem karar değişti hem söz değişti.
Daha gün doğmadan dünün üstüne,
Hem sitem değişti hem naz değişti.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!